"‘ammâ" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 49 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 74. Ayet (2:74:36) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
2 Bakara 85. Ayet (2:85:48) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
3 Bakara 134. Ayet (2:134:13) عَمَّا عما ‘ammâ şeyden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
4 Bakara 140. Ayet (2:140:29) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
5 Bakara 141. Ayet (2:141:13) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
6 Bakara 144. Ayet (2:144:33) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.[38]
7 Bakara 149. Ayet (2:149:16) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram’a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.
8 Âl-i İmran 99. Ayet (3:99:19) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz hâlde, niçin Allah’ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah’ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
9 Mâide 48. Ayet (5:48:21) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
10 Mâide 73. Ayet (5:73:18) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu.[155] Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.
11 Mâide 95. Ayet (5:95:41) عَمَّا عما ‘ammâ olanı عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
12 En'am 100. Ayet (6:100:14) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
13 En'am 132. Ayet (6:132:8) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
14 A'raf 190. Ayet (7:190:0) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah’ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O’na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
15 Tevbe 31. Ayet (9:31:0) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.
16 Yunus 18. Ayet (10:18:0) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.”.
17 Yunus 78. Ayet (10:78:0) عَمَّا عما ‘ammâ (yol)dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
18 Hûd 123. Ayet (11:123:15) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler O’na döndürülür. Öyle ise O’na kulluk et ve O’na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
19 İbrahim 10. Ayet (14:10:27) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.
20 İbrahim 42. Ayet (14:42:5) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.
21 Hicr 93. Ayet (15:93:1) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 92,93. Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
22 Nahl 1. Ayet (16:1:8) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.
23 Nahl 3. Ayet (16:3:6) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.
24 Nahl 56. Ayet (16:56:10) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
25 Nahl 93. Ayet (16:93:15) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
26 İsrâ 43. Ayet (17:43:3) عَمَّا عما ‘ammâ -nden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.
27 Enbiyâ 22. Ayet (21:22:12) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş’ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.
28 Enbiyâ 23. Ayet (21:23:3) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
29 Hacc 2. Ayet (22:2:6) عَمَّٓا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.
30 Mü'minûn 40. Ayet (23:40:2) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!” dedi.
31 Mü'minûn 91. Ayet (23:91:23) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
32 Mü'minûn 92. Ayet (23:92:5) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
33 Nûr 61. Ayet (24:61:37) عَمَّاتِكُمْ عماتكم ‘ammâtikum halalarınızın ع م م
Diyanet İşleri (Yeni) Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur.[390] Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selâm verin. İşte Allah, düşünesiniz diye âyetleri size böyle açıklar.
34 Neml 63. Ayet (27:63:19) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var!? Allah, onların ortak koştuklarından yücedir.
35 Neml 93. Ayet (27:93:10) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Hamd Allah’a mahsustur. O, âyetlerini size gösterecek ve siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
36 Kasas 68. Ayet (28:68:13) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.
37 Ankebut 13. Ayet (29:13:9) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.
38 Rum 40. Ayet (30:40:21) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
39 Ahzab 50. Ayet (33:50:21) عَمَّاتِكَ عماتك ‘ammâtike halalarının ع م م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
40 Sebe' 25. Ayet (34:25:4) عَمَّٓا عما ‘ammâ -tan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”
41 Sebe' 25. Ayet (34:25:8) عَمَّا عما ‘ammâ -den عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”
42 Sebe' 43. Ayet (34:43:14) عَمَّا عما ‘ammâ -dan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler.
43 Sâffât 159. Ayet (37:159:3) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.
44 Sâffât 180. Ayet (37:180:5) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.
45 Zümer 67. Ayet (39:67:16) عَمَّا عما ‘ammâ -ndan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O’nun elindedir. Gökler de O’nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
46 Zuhruf 82. Ayet (43:82:7) عَمَّا عما ‘ammâ -nden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerin ve yerin Rabbi, Arş’ın da Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden uzaktır.
47 Ahkaf 3. Ayet (46:3:13) عَمَّٓا عما ‘ammâ şeyden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
48 Tûr 43. Ayet (52:43:8) عَمَّا عما ‘ammâ şeylerden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
49 Haşr 23. Ayet (59:23:18) عَمَّا عما ‘ammâ عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.