| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 13. Ayet (4:13:7) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 2 | Nisâ 100. Ayet (4:100:19) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah’a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 3 | Nisâ 136. Ayet (4:136:7) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. | |||||
| 4 | Nisâ 136. Ayet (4:136:12) | رَسُولِه۪ | رسوله | rasûlihi | Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. | |||||
| 5 | A'raf 158. Ayet (7:158:0) | وَرَسُولِهِ | ورسوله | ve rasûlihi | ve O'nun Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.” | |||||
| 6 | Enfal 1. Ayet (8:1:0) | وَرَسُولَهُٓ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler, Allah’a ve Resûlüne aittir. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.” | |||||
| 7 | Enfal 13. Ayet (8:13:0) | وَرَسُولَهُۚ | ورسوله | verasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir. | |||||
| 8 | Enfal 13. Ayet (8:13:0) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir. | |||||
| 9 | Enfal 20. Ayet (8:20:0) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin. | |||||
| 10 | Enfal 27. Ayet (8:27:0) | وَالرَّسُولَ | والرسول | ve-rrasûle | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin. | |||||
| 11 | Enfal 41. Ayet (8:41:0) | وَلِلرَّسُولِ | وللرسول | ve lirrasûli | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 12 | Enfal 46. Ayet (8:46:0) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. | |||||
| 13 | Tevbe 63. Ayet (9:63:0) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir. | |||||
| 14 | Tevbe 71. Ayet (9:71:0) | وَرَسُولَهُۜ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 15 | Tevbe 90. Ayet (9:90:0) | وَرَسُولَهُۜ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîlerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir. | |||||
| 16 | Tevbe 97. Ayet (9:97:0) | رَسُولِه۪ۜ | رسوله | rasûlih(i) | Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 17 | Nûr 62. Ayet (24:62:6) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’minler ancak Allah’a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 18 | Nûr 62. Ayet (24:62:24) | وَرَسُولِه۪ۚ | ورسوله | ve rasûlih(i) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’minler ancak Allah’a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 19 | Fetih 13. Ayet (48:13:5) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah’a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkârcılar için alevli bir ateş hazırladık. | |||||
| 20 | Fetih 17. Ayet (48:17:16) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır. | |||||
| 21 | Hucurât 14. Ayet (49:14:18) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin.[500] Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” | |||||
| 22 | Hucurât 15. Ayet (49:15:6) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 23 | Hadîd 7. Ayet (57:7:3) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526] | |||||
| 24 | Hadîd 28. Ayet (57:28:8) | بِرَسُولِه۪ | برسوله | bi-rasûlihi | O'nun Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 25 | Mücadele 4. Ayet (58:4:20) | وَرَسُولِه۪ۜ | ورسوله | ve rasûlih(i) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 26 | Mücadele 5. Ayet (58:5:5) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 27 | Mücadele 13. Ayet (58:13:20) | وَرَسُولَهُۜ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 28 | Mücadele 20. Ayet (58:20:5) | وَرَسُولَهُٓ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar. | |||||
| 29 | Mücadele 22. Ayet (58:22:12) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 30 | Haşr 4. Ayet (59:4:5) | وَرَسُولَهُۚ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki, Allah’ın azabı şiddetlidir. | |||||
| 31 | Haşr 6. Ayet (59:6:5) | رَسُولِه۪ | رسوله | rasûlihi | Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.[533] | |||||
| 32 | Haşr 7. Ayet (59:7:5) | رَسُولِه۪ | رسوله | rasûlihi | Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 33 | Haşr 8. Ayet (59:8:15) | وَرَسُولَهُۜ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 34 | Saf 11. Ayet (61:11:3) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. | |||||
| 35 | Münafikun 8. Ayet (63:8:12) | وَلِرَسُولِه۪ | ولرسوله | ve li-rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diyorlardı. Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.[550] | |||||
| 36 | Teğabun 8. Ayet (64:8:3) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık siz Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur’an’a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 37 | Hâkka 10. Ayet (69:10:2) | رَسُولَ | رسول | rasûle | elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı. | |||||
| 38 | Cin 23. Ayet (72:23:9) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ancak Allah’tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O’nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.” | |||||