| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 64. Ayet (4:64:4) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı. | |||||
| 2 | A'raf 61. Ayet (7:61:8) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Nûh onlara) şöyle dedi: “Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” | |||||
| 3 | A'raf 67. Ayet (7:67:8) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” | |||||
| 4 | A'raf 104. Ayet (7:104:6) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ dedi ki: “Ey Firavun! Şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” | |||||
| 5 | Tevbe 13. Ayet (9:13:0) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek mü’minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha lâyıktır. | |||||
| 6 | İbrahim 4. Ayet (14:4:4) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 7 | Şu'arâ 107. Ayet (26:107:3) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” | |||||
| 8 | Şu'arâ 125. Ayet (26:125:3) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” | |||||
| 9 | Şu'arâ 143. Ayet (26:143:3) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” | |||||
| 10 | Şu'arâ 162. Ayet (26:162:3) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” | |||||
| 11 | Şu'arâ 178. Ayet (26:178:3) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” | |||||
| 12 | Duhân 18. Ayet (44:18:8) | رَسُولٌ | رسول | rasûlun | bir elçiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim.” | |||||
| 13 | Muhammed 32. Ayet (47:32:9) | الرَّسُولَ | الرسول | rrasûle | Elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah’a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır. | |||||
| 14 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:20) | الرَّسُولَ | الرسول | rrasûle | Elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 15 | Saf 6. Ayet (61:6:20) | بِرَسُولٍ | برسول | bi-rasûlin | bir elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.[543] | |||||