"Hayır" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 245 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 103. Ayet (2:103:9) خَيْرٌۜ خير ḣayr(un) daha hayırlı (olurdu) خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar iman edip Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi!
2 Bakara 105. Ayet (2:105:14) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
3 Bakara 110. Ayet (2:110:9) خَيْرٍ خير ḣayrin hayırdan خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.
4 Bakara 112. Ayet (2:112:1) بَلٰى بلى belâ hayır بَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, öyle değil! Kim “ihsan”[30] derecesine yükselerek özünü Allah’a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
5 Bakara 148. Ayet (2:148:6) الْخَيْرَاتِۜ الخيرات l-ḣayrât(i) hayır işlerine خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
6 Bakara 170. Ayet (2:170:9) بَلْ بل bel hayır bilakis بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?[45]
7 Bakara 180. Ayet (2:180:9) خَيْرًاۚ خيرا ḣayran bir hayır (mal) خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.[49]
8 Bakara 184. Ayet (2:184:24) خَيْرٌ خير ḣayrun hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.[50] Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
9 Bakara 184. Ayet (2:184:28) خَيْرٌ خير ḣayrun daha hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.[50] Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
10 Bakara 197. Ayet (2:197:24) خَيْرَ خير ḣayra en hayırlısı خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hac (ayları), bilinen aylardır.[58] Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.
11 Bakara 215. Ayet (2:215:8) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır- خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.”
12 Bakara 215. Ayet (2:215:18) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır- خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.”
13 Bakara 216. Ayet (2:216:12) خَيْرٌ خير ḣayrun hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
14 Bakara 220. Ayet (2:220:10) خَيْرٌۜ خير ḣayr(un) hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
15 Bakara 221. Ayet (2:221:8) خَيْرٌ خير ḣayrun daha hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.
16 Bakara 221. Ayet (2:221:20) خَيْرٌ خير ḣayrun daha hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.
17 Bakara 260. Ayet (2:260:13) بَلٰى بلى belâ Hayır (inandım) بَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
18 Bakara 269. Ayet (2:269:10) خَيْرًا خيرا ḣayran hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hikmeti[77] dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.
19 Bakara 272. Ayet (2:272:12) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.
20 Bakara 272. Ayet (2:272:23) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır- خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.
21 Bakara 273. Ayet (2:273:26) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır- خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
22 Bakara 280. Ayet (2:280:10) خَيْرٌ خير ḣayrun daha hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.
23 Âl-i İmran 26. Ayet (3:26:20) الْخَيْرُۜ الخير l-ḣayr(u) hayır (mal, iyilik) خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.”
24 Âl-i İmran 30. Ayet (3:30:8) خَيْرٍ خير ḣayrin hayır- خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.
25 Âl-i İmran 76. Ayet (3:76:1) بَلٰى بلى belâ Hayır بَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever.
26 Âl-i İmran 110. Ayet (3:110:2) خَيْرَ خير ḣayra en hayırlı خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
27 Âl-i İmran 110. Ayet (3:110:18) خَيْرًا خيرا ḣayran hayırlı خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
28 Âl-i İmran 114. Ayet (3:114:12) الْخَيْرَاتِۜ الخيرات l-ḣayrâti hayır işlerine خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.
29 Âl-i İmran 150. Ayet (3:150:1) بَلِ بل beli- hayır بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır.
30 Âl-i İmran 157. Ayet (3:157:12) خَيْرٌ خير ḣayrun daha hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah’ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.
31 Âl-i İmran 178. Ayet (3:178:8) خَيْرٌ خير ḣayrun hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
32 Âl-i İmran 180. Ayet (3:180:11) خَيْرًا خيرا ḣayran hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
33 Âl-i İmran 180. Ayet (3:180:13) بَلْ بل bel (hayır) bilakis بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
34 Âl-i İmran 198. Ayet (3:198:20) خَيْرٌ خير ḣayrun daha hayırlıdır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.
35 Nisâ 19. Ayet (4:19:34) خَيْرًا خيرا ḣayran hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayâsızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.[111]
36 Nisâ 49. Ayet (4:49:7) بَلِ بل beli Hayır, ancak بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.
37 Nisâ 65. Ayet (4:65:1) فَلَا فلا felâ hayır  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.
38 Nisâ 114. Ayet (4:114:2) خَيْرَ خير ḣayra hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
39 Nisâ 155. Ayet (4:155:14) بَلْ بل bel hayır, fakat بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve “kalplerimiz muhafazalıdır” demelerinden dolayı (başlarına türlü belâlar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkârları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.[133]
40 Nisâ 158. Ayet (4:158:1) بَلْ بل bel hayır بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
41 Mâide 18. Ayet (5:18:12) بَلْ بل bel hayır بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.” (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak O’nadır.
42 Mâide 48. Ayet (5:48:42) الْخَيْرَاتِۜ الخيرات l-ḣayrât(i) hayır işlerine خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
43 Mâide 64. Ayet (5:64:11) بَلْ بل bel hayır بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lânete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.
44 Mâide 114. Ayet (5:114:21) خَيْرُ خير ḣayru en hayırlısısın خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu İsa, “Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın” dedi.
45 En'am 17. Ayet (6:17:12) بِخَيْرٍ بخير bi-ḣayrin bir hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O’ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
46 En'am 28. Ayet (6:28:1) بَلْ بل bel hayır بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.
47 En'am 41. Ayet (6:41:1) بَلْ بل bel hayır بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! (Bu durumda) yalnız O’na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah’a ortak koştuklarınızı unutursunuz.”
48 En'am 158. Ayet (6:158:33) خَيْرًاۜ خيرا ḣayrâ(an) bir hayır خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
49 A'raf 12. Ayet (7:12:10) خَيْرٌ خير ḣayrun hayırlıyım خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.
50 A'raf 101. Ayet (7:101:11) فَمَا فما fe-mâ fakat hayır مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi. Allah, kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler.