| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 177. Ayet (2:177:17) | وَالْكِتَابِ | والكتاب | vel-kitâbi | ve Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. | |||||
| 2 | Nisâ 136. Ayet (4:136:8) | وَالْكِتَابِ | والكتاب | vel-kitâbi | ve Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. | |||||
| 3 | Nisâ 136. Ayet (4:136:13) | وَالْكِتَابِ | والكتاب | vel-kitâbi | ve Kitaba (inanın) | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. | |||||
| 4 | A'raf 169. Ayet (7:169:0) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, onların ardından yerlerine Kitab’a (Tevrat’a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) biz bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap’ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Hâlbuki, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz? | |||||
| 5 | A'raf 170. Ayet (7:170:0) | بِالْكِتَابِ | بالكتاب | bil-kitâbi | Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitab’a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz. | |||||
| 6 | Kehf 49. Ayet (18:49:13) | الْكِتَابِ | الكتاب | l-kitâbi | Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez. | |||||
| 7 | Şûrâ 14. Ayet (42:14:24) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab’a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler. | |||||
| 8 | Şûrâ 15. Ayet (42:15:15) | كِتَابٍۚ | كتاب | kitâb(in) | Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.” | |||||
| 9 | Zuhruf 2. Ayet (43:2:1) | وَالْكِتَابِ | والكتاب | vel-kitâbi | Kitaba andolsun ki | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. | |||||
| 10 | Duhân 2. Ayet (44:2:1) | وَالْكِتَابِ | والكتاب | vel-kitâbi | Kitaba andolsun ki | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede[485] indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. | |||||
| 11 | Tûr 2. Ayet (52:2:1) | وَكِتَابٍ | وكتاب | ve kitâbin | ve Kitaba | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6,7. Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, “Beyt-i Ma’mur”a[506], yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir. | |||||