"Kitap" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 155 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 2. Ayet (2:2:2) الْكِتَابُ الكتاب l-kitâbu Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
2 Bakara 53. Ayet (2:53:4) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı[16] vermiştik.
3 Bakara 89. Ayet (2:89:3) كِتَابٌ كتاب kitâbun bir Kitap (Kur'an) ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.
4 Bakara 101. Ayet (2:101:15) الْكِتَابَۗ الكتاب l-kitâbe kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab’ı (Tevrat’ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitab’ını (Tevrat’ı) arkalarına attılar.
5 Bakara 109. Ayet (2:109:5) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.
6 Bakara 144. Ayet (2:144:24) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.[38]
7 Bakara 145. Ayet (2:145:5) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.
8 Bakara 146. Ayet (2:146:3) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.[39]
9 Bakara 159. Ayet (2:159:15) الْكِتَابِۙ الكتاب l-kitâbi Kitapta ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet etme konumunda olanlar lânet eder.[43]
10 Bakara 174. Ayet (2:174:8) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.[47]
11 Bakara 176. Ayet (2:176:11) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (azab) da, Allah’ın, Kitab’ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkâr etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.
12 Bakara 213. Ayet (2:213:22) ف۪يهِ فيه fîhi o(Kitap hakkı)nda فِي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
13 Bakara 213. Ayet (2:213:25) اُو۫تُوهُ اوتوه ûtûhu (Kitap) verilmiş olanlar أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
14 Bakara 231. Ayet (2:231:34) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
15 Bakara 285. Ayet (2:285:13) وَكُتُبِه۪ وكتبه ve kutubihi ve Kitaplarına ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”
16 Âl-i İmran 19. Ayet (3:19:10) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.
17 Âl-i İmran 20. Ayet (3:20:12) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: “Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmîlere[86] de ki: “Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?” Eğer İslâm’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah, kullarını hakkıyla görendir.
18 Âl-i İmran 23. Ayet (3:23:8) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
19 Âl-i İmran 58. Ayet (3:58:6) وَالذِّكْرِ والذكر ve-żżikri ve Zikir(Kitap)dandır ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan okuyoruz.
20 Âl-i İmran 64. Ayet (3:64:4) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93]
21 Âl-i İmran 65. Ayet (3:65:3) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz. Oysa Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Siz hiç düşünmüyor musunuz?
22 Âl-i İmran 69. Ayet (3:69:5) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.
23 Âl-i İmran 70. Ayet (3:70:3) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz hâlde, niçin Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
24 Âl-i İmran 71. Ayet (3:71:3) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
25 Âl-i İmran 72. Ayet (3:72:5) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden bir grup, “Mü’minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar (size bakarak) dönerler” dedi.[95]
26 Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:3) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96]
27 Âl-i İmran 78. Ayet (3:78:6) بِالْكِتَابِ بالكتاب bil-kitâbi Kitapla ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab’dan olmadığı hâlde Kitab’dan sanasınız diye (okudukları) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, “Bu, Allah katındandır” derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
28 Âl-i İmran 78. Ayet (3:78:9) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab’dan olmadığı hâlde Kitab’dan sanasınız diye (okudukları) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, “Bu, Allah katındandır” derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
29 Âl-i İmran 78. Ayet (3:78:13) الْكِتَابِۚ الكتاب l-kitâbi Kitapta ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab’dan olmadığı hâlde Kitab’dan sanasınız diye (okudukları) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, “Bu, Allah katındandır” derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
30 Âl-i İmran 79. Ayet (3:79:7) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, kendisine Kitab’ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) “Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbânîler (Allah’ın istediği örnek ve dindar kullar) olun.”
31 Âl-i İmran 79. Ayet (3:79:25) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, kendisine Kitab’ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) “Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbânîler (Allah’ın istediği örnek ve dindar kullar) olun.”
32 Âl-i İmran 81. Ayet (3:81:9) كِتَابٍ كتاب kitâbin Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.
33 Âl-i İmran 81. Ayet (3:81:15) لِمَا لما limâ bulunan(Kitap)ı مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.
34 Âl-i İmran 98. Ayet (3:98:4) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitab ehli! Allah, yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini niçin inkâr ediyorsunuz?”
35 Âl-i İmran 99. Ayet (3:99:4) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz hâlde, niçin Allah’ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah’ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
36 Âl-i İmran 100. Ayet (3:100:11) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.
37 Âl-i İmran 110. Ayet (3:110:16) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
38 Âl-i İmran 113. Ayet (3:113:5) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.[98]
39 Âl-i İmran 164. Ayet (3:164:17) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
40 Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:9) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.
41 Âl-i İmran 187. Ayet (3:187:7) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!
42 Âl-i İmran 199. Ayet (3:199:4) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
43 Nisâ 44. Ayet (4:44:8) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
44 Nisâ 47. Ayet (4:47:5) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
45 Nisâ 51. Ayet (4:51:8) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitap- ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a[121] inanıyorlar. İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.
46 Nisâ 123. Ayet (4:123:6) الْكِتَابِۜ الكتاب l-kitâb(i) Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
47 Nisâ 127. Ayet (4:127:12) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitapta ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.
48 Nisâ 131. Ayet (4:131:12) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de “Allah’a karşı gelmekten sakının” diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, zengindir, övülmeye lâyıktır.
49 Nisâ 136. Ayet (4:136:22) وَكُتُبِه۪ وكتبه ve kutubihi ve Kitaplarını ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
50 Nisâ 140. Ayet (4:140:5) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitapta ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.