"Rabbim" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 274 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mü'min 27. Ayet (40:27:5) بِرَبّ۪ي بربي bi-rabbî benim de Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ da, “Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım” dedi.
2 Bakara 258. Ayet (2:258:16) رَبِّيَ ربي rabbiye benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
3 Mâide 72. Ayet (5:72:18) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu.[154] Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”
4 Mâide 117. Ayet (5:117:11) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit (ve örnek) idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen, her şeye hakkıyla şahitsin.”
5 Hûd 56. Ayet (11:56:5) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
6 Hûd 90. Ayet (11:90:7) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.”
7 Zuhruf 64. Ayet (43:64:4) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.
8 Duhân 20. Ayet (44:20:3) بِرَبّ۪ي بربي bi-rabbî benim Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”
9 Âl-i İmran 51. Ayet (3:51:3) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbimdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur.”
10 Ra'd 30. Ayet (13:30:20) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbimdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.”
11 Kehf 38. Ayet (18:38:4) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbimdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.”
12 Meryem 36. Ayet (19:36:3) رَبّ۪ي ربي rabbî benim Rabbimdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.
13 Bakara 139. Ayet (2:139:6) رَبُّنَا ربنا rabbunâ bizim de Rabbimiz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara de ki: “Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O’na gönülden bağlanmış kimseleriz.”
14 Şûrâ 15. Ayet (42:15:20) رَبُّنَا ربنا rabbunâ bizim de Rabbimizdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.”
15 Bakara 126. Ayet (2:126:4) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır” demişti. Allah da, “İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!” demişti.
16 Bakara 260. Ayet (2:260:4) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
17 Âl-i İmran 35. Ayet (3:35:5) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, İmran’ın karısı, “Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” demişti.
18 Âl-i İmran 36. Ayet (3:36:4) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir-[87] “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”
19 Âl-i İmran 38. Ayet (3:38:6) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.
20 Âl-i İmran 40. Ayet (3:40:2) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Zekeriya, “Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Allah, “Öyledir, ama Allah dilediğini yapar” dedi.
21 Âl-i İmran 41. Ayet (3:41:2) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.”
22 Âl-i İmran 47. Ayet (3:47:2) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Meryem), “Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” dedi. Allah, “Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir” dedi.
23 En'am 76. Ayet (6:76:9) رَبّ۪يۚ ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.
24 En'am 77. Ayet (6:77:7) رَبّ۪يۚ ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
25 En'am 77. Ayet (6:77:14) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
26 En'am 78. Ayet (6:78:7) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
27 En'am 80. Ayet (6:80:20) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
28 En'am 161. Ayet (6:161:4) رَبّ۪ٓي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
29 A'raf 29. Ayet (7:29:3) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”
30 A'raf 33. Ayet (7:33:4) رَبِّيَ ربي rabbiye Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
31 A'raf 143. Ayet (7:143:8) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi, dağa tecelli edince[228] onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi.
32 A'raf 151. Ayet (7:151:0) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Mûsâ), “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin” dedi.
33 A'raf 155. Ayet (7:155:0) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.
34 Hûd 41. Ayet (11:41:9) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.
35 Hûd 45. Ayet (11:45:5) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”
36 Hûd 47. Ayet (11:47:2) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.
37 Hûd 56. Ayet (11:56:15) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
38 Hûd 57. Ayet (11:57:10) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O’na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.”
39 Hûd 57. Ayet (11:57:17) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O’na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.”
40 Hûd 61. Ayet (11:61:26) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.[276] Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
41 Hûd 92. Ayet (11:92:13) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şu’ayb, şöyle dedi: “Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah’tan daha itibarlı mı ki, O’na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır.”
42 Yusuf 33. Ayet (12:33:2) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni dâvet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.
43 Yusuf 50. Ayet (12:50:20) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
44 Yusuf 53. Ayet (12:53:13) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
45 Yusuf 100. Ayet (12:100:18) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
46 Yusuf 100. Ayet (12:100:40) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
47 Yusuf 101. Ayet (12:101:1) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”
48 İbrahim 35. Ayet (14:35:4) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”
49 İbrahim 36. Ayet (14:36:1) رَبِّ رب rabbi Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.”
50 İbrahim 39. Ayet (14:39:11) رَبّ۪ي ربي rabbî Rabbim ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail’i ve İshak’ı veren Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir.”