| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Fatiha 3. Ayet (1:3:1) | اَلرَّحْمٰنِ | الرحمن | errahmâni | (O) Rahman'dır | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur. | |||||
| 2 | Fatiha 1. Ayet (1:1:3) | الرَّحْمَٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bismillâhirrahmânirrahîm.[1][2][3] | |||||
| 3 | Meryem 75. Ayet (19:75:8) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Kim sapıklık içinde ise Rahmân onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler. | |||||
| 4 | Meryem 88. Ayet (19:88:3) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Rahmân, bir çocuk edindi” dediler. | |||||
| 5 | Meryem 96. Ayet (19:96:8) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır. | |||||
| 6 | Tâhâ 5. Ayet (20:5:1) | اَلرَّحْمٰنُ | الرحمن | errahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rahmân, Arş’a[354] kurulmuştur. | |||||
| 7 | Enbiyâ 26. Ayet (21:26:3) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır. | |||||
| 8 | Furkan 60. Ayet (25:60:8) | الرَّحْمٰنُۗ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Rahmân’a secdeye kapanın denildiğinde “Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır. | |||||
| 9 | Neml 30. Ayet (27:30:7) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 30,31. “Mektup, Süleyman’dan gelmiştir. O, ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’ diye başlamakta ve içinde ‘Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin’ denilmektedir.” | |||||
| 10 | Yâsîn 15. Ayet (36:15:9) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 11 | Yâsîn 23. Ayet (36:23:7) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.” | |||||
| 12 | Zuhruf 20. Ayet (43:20:4) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar. | |||||
| 13 | İsrâ 110. Ayet (17:110:6) | الرَّحْمٰنَۜ | الرحمن | rrahmân(e) | Rahman diye | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut. | |||||
| 14 | Meryem 26. Ayet (19:26:13) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman için | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.[342] | |||||
| 15 | Meryem 91. Ayet (19:91:3) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman için | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91. Rahman’a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir! | |||||
| 16 | Ra'd 30. Ayet (13:30:17) | بِالرَّحْمٰنِۜ | بالرحمن | bi-rrahmân(i) | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.” | |||||
| 17 | Meryem 18. Ayet (19:18:4) | بِالرَّحْمٰنِ | بالرحمن | bi-rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi. | |||||
| 18 | Meryem 44. Ayet (19:44:9) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân’a isyankâr olmuştur.” | |||||
| 19 | Meryem 69. Ayet (19:69:9) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra her bir topluluktan, Rahman’a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız. | |||||
| 20 | Meryem 92. Ayet (19:92:3) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki Rahmân’a bir çocuk edinmek yakışmaz. | |||||
| 21 | Meryem 93. Ayet (19:93:9) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman’a kul olarak gelecektir. | |||||
| 22 | Furkan 60. Ayet (25:60:5) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Rahmân’a secdeye kapanın denildiğinde “Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır. | |||||
| 23 | Zuhruf 17. Ayet (43:17:6) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan biri, Rahmân’a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir. | |||||
| 24 | Kaf 33. Ayet (50:33:3) | الرَّحْمٰنَ | الرحمن | rrahmâne | Rahman'a | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 32,33. (Onlara şöyle denir:) “İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O’nun emrini gözeten için, görmediği hâlde sırf saygıdan dolayı Rahmân’dan korkan ve O’na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.” | |||||
| 25 | Yâsîn 11. Ayet (36:11:7) | الرَّحْمٰنَ | الرحمن | rrahmâne | Rahman'dan | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele. | |||||
| 26 | Zuhruf 45. Ayet (43:45:11) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'dan | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân’dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz? | |||||
| 27 | Mülk 19. Ayet (67:19:11) | الرَّحْمٰنُۜ | الرحمن | rrahmân(u) | Rahman'dan | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir. | |||||
| 28 | Bakara 163. Ayet (2:163:8) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman'dır | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[44] | |||||
| 29 | Furkan 59. Ayet (25:59:14) | اَلرَّحْمٰنُ | الرحمن | errahmânu | Rahman'dır | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a[394] kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor! | |||||
| 30 | Haşr 22. Ayet (59:22:12) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahmân'dır (çok esirgeyen) | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 31 | Zuhruf 33. Ayet (43:33:10) | بِالرَّحْمٰنِ | بالرحمن | bi-rrahmâni | Rahman'ı | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık. | |||||
| 32 | Meryem 58. Ayet (19:58:26) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı. | |||||
| 33 | Meryem 61. Ayet (19:61:5) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir. | |||||
| 34 | Meryem 78. Ayet (19:78:6) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân’dan bir söz mü almış? | |||||
| 35 | Meryem 87. Ayet (19:87:8) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rahmân’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır. | |||||
| 36 | Tâhâ 109. Ayet (20:109:9) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün, Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez. | |||||
| 37 | Enbiyâ 36. Ayet (21:36:15) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. “Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?” derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın kitabını inkâr ediyorlar. | |||||
| 38 | Furkan 63. Ayet (25:63:2) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler. | |||||
| 39 | Yâsîn 52. Ayet (36:52:11) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.” | |||||
| 40 | Zuhruf 19. Ayet (43:19:6) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır. | |||||
| 41 | Zuhruf 36. Ayet (43:36:5) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur. | |||||
| 42 | Zuhruf 81. Ayet (43:81:4) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Eğer Rahmân’ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.” | |||||
| 43 | Mülk 3. Ayet (67:3:10) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? | |||||
| 44 | Nebe' 38. Ayet (78:38:12) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir. | |||||
| 45 | Tâhâ 108. Ayet (20:108:9) | لِلرَّحْمٰنِ | للرحمن | li-rrahmâni | Rahman'ın huzurunda | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin. | |||||
| 46 | Mülk 20. Ayet (67:20:10) | الرَّحْمٰنِۜ | الرحمن | rrahmân(i) | Rahman'nın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut Rahmân’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak bir aldanış içindedirler. | |||||
| 47 | Meryem 85. Ayet (19:85:5) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman'ın | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 85,86. Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahmân’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün! | |||||
| 48 | Meryem 45. Ayet (19:45:9) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman- | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum.” | |||||
| 49 | Enbiyâ 42. Ayet (21:42:7) | الرَّحْمٰنِۜ | الرحمن | rrahmân(i) | Rahman- | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “(Size azab edecek olsa) gece ve gündüz Rahmân’ın azabından sizi kim koruyacak?” Öyle iken onlar Rablerinin zikrinden yüz çevirmekteler. | |||||
| 50 | Şu'arâ 5. Ayet (26:5:6) | الرَّحْمٰنِ | الرحمن | rrahmâni | Rahman- | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler. | |||||