| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 3. Ayet (4:3:4) | تُقْسِطُوا | تقسطوا | tuksitû | adaleti sağlayamıyacağınızdan | ق س ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. | |||||
| 2 | Nisâ 127. Ayet (4:127:31) | بِالْقِسْطِۜ | بالقسط | bil-kist(i) | adaleti | ق س ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. | |||||
| 3 | Nisâ 135. Ayet (4:135:7) | بِالْقِسْطِ | بالقسط | bil-kisti | adaleti | ق س ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 4 | A'raf 29. Ayet (7:29:4) | بِالْقِسْطِ۠ | بالقسط | bil-kist(i) | adaleti | ق س ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.” | |||||
| 5 | Nahl 76. Ayet (16:76:25) | بِالْعَدْلِۙ | بالعدل | bil-’adli | adaleti | ع د ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir sonuç alamaz. Bu, adaletle emreden ve doğru yol üzere olan kimse ile eşit olur mu? | |||||
| 6 | Nahl 90. Ayet (16:90:4) | بِالْعَدْلِ | بالعدل | bil-’adli | adaleti | ع د ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. | |||||
| 7 | Hadîd 25. Ayet (57:25:11) | بِالْقِسْطِۚ | بالقسط | bil-kist(i) | adaleti | ق س ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||