"alâ" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 995 sonuç bulundu.
300 - 350 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
300 Enfal 3. Ayet (8:3:0) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namazlarını ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.
301 Enfal 11. Ayet (8:11:0) عَلٰى على ‘alâ üzerini عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
302 Enfal 35. Ayet (8:35:0) صَلَاتُهُمْ صلاتهم salâtuhum onların namazları ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Kâ’be’nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.[249]
303 Enfal 37. Ayet (8:37:0) عَلٰى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
304 Enfal 41. Ayet (8:41:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
305 Enfal 41. Ayet (8:41:0) عَلٰى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
306 Enfal 48. Ayet (8:48:0) عَلٰى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
307 Enfal 49. Ayet (8:49:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
308 Enfal 53. Ayet (8:53:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
309 Enfal 58. Ayet (8:58:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
310 Enfal 61. Ayet (8:61:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
311 Enfal 65. Ayet (8:65:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
312 Enfal 69. Ayet (8:69:0) حَلَالًا حلالا halâlen helal ح ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
313 Enfal 72. Ayet (8:72:0) عَلٰى على ‘alâ karşı عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
314 Tevbe 5. Ayet (9:5:0) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namazı ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
315 Tevbe 11. Ayet (9:11:0) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namazı ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
316 Tevbe 15. Ayet (9:15:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15. Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
317 Tevbe 17. Ayet (9:17:0) عَلٰٓى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır.
318 Tevbe 18. Ayet (9:18:0) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namazı ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
319 Tevbe 23. Ayet (9:23:0) عَلَى على ‘alâ karşı عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
320 Tevbe 26. Ayet (9:26:0) عَلٰى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra Allah, Resûlü ile mü’minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır.
321 Tevbe 26. Ayet (9:26:0) وَعَلَى وعلى ve ’alâ ve üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra Allah, Resûlü ile mü’minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır.
322 Tevbe 27. Ayet (9:27:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
323 Tevbe 33. Ayet (9:33:0) عَلَى على ‘alâ üstüne عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.
324 Tevbe 39. Ayet (9:39:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
325 Tevbe 51. Ayet (9:51:0) وَعَلَى وعلى ve ’ala عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.”
326 Tevbe 54. Ayet (9:54:0) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namaza ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah’ı ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.
327 Tevbe 54. Ayet (9:54:0) كُسَالٰى كسالى kusâlâ üşene üşene ك س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah’ı ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.
328 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) بِخَلَاقِهِمْ بخلاقهم bi-ḣalâkihim kendi paylarına düşenle خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
329 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) بِخَلَاقِكُمْ بخلاقكم bi-ḣalâkikum payınıza düşenle خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
330 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) بِخَلَاقِهِمْ بخلاقهم bi-ḣalâkihim kendi paylarına düşenle خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
331 Tevbe 71. Ayet (9:71:0) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namazı ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
332 Tevbe 84. Ayet (9:84:0) عَلٰٓى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
333 Tevbe 84. Ayet (9:84:0) عَلٰى على ‘alâ başında عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
334 Tevbe 87. Ayet (9:87:0) عَلٰى على ‘alâ üzeri عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
335 Tevbe 91. Ayet (9:91:0) عَلَى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
336 Tevbe 91. Ayet (9:91:0) عَلَى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
337 Tevbe 91. Ayet (9:91:0) عَلَى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
338 Tevbe 91. Ayet (9:91:0) عَلَى على ‘alâ aleyhine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
339 Tevbe 92. Ayet (9:92:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, “Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum” dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.
340 Tevbe 93. Ayet (9:93:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sorumluluk ancak, zengin oldukları hâlde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
341 Tevbe 93. Ayet (9:93:0) عَلٰى على ‘alâ üzerini عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sorumluluk ancak, zengin oldukları hâlde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
342 Tevbe 97. Ayet (9:97:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
343 Tevbe 101. Ayet (9:101:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrenizdeki bedevîlerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.
344 Tevbe 103. Ayet (9:103:0) صَلٰوتَكَ صلوتك salâteke senin du'an ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
345 Tevbe 108. Ayet (9:108:0) عَلَى على ‘alâ üzere عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.
346 Tevbe 109. Ayet (9:109:0) عَلٰى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
347 Tevbe 109. Ayet (9:109:0) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
348 Tevbe 117. Ayet (9:117:0) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
349 Tevbe 118. Ayet (9:118:0) وَعَلَى وعلى ve ’alâ ve عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti.[264] Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah’(ın azabın)dan yine O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hâllerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.