| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 66. Ayet (2:66:7) | خَلْفَهَا | خلفها | ḣalfehâ | ardından gelen | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.[23] | |||||
| 2 | Bakara 262. Ayet (2:262:9) | يُتْبِعُونَ | يتبعون | yutbi’ûne | ardından | ت ب ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 154. Ayet (3:154:5) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; “Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok” diyorlardı. De ki: “Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: “Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.” | |||||
| 4 | Mâide 46. Ayet (5:46:3) | اٰثَارِهِمْ | اثارهم | âśârihim | onların ardından | أ ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik. | |||||
| 5 | En'am 6. Ayet (6:6:29) | بَعْدِهِمْ | بعدهم | ba’dihim | onların ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik. | |||||
| 6 | En'am 54. Ayet (6:54:23) | بَعْدِه۪ | بعده | ba’dihi | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” | |||||
| 7 | A'raf 38. Ayet (7:38:21) | ادَّارَكُوا | اداركوا | ddârakû | birbiri ardından | د ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lânet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah, der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.” | |||||
| 8 | A'raf 153. Ayet (7:153:0) | بَعْدِهَا | بعدها | ba’dihâ | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 9 | A'raf 169. Ayet (7:169:0) | فَخَلَفَ | فخلف | fe-ḣalefe | ardından | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, onların ardından yerlerine Kitab’a (Tevrat’a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) biz bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap’ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Hâlbuki, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz? | |||||
| 10 | Tevbe 27. Ayet (9:27:0) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 11 | Yunus 14. Ayet (10:14:0) | بَعْدِهِمْ | بعدهم | ba’dihim | onların ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik. | |||||
| 12 | Yunus 74. Ayet (10:74:0) | بَعْدِه۪ | بعده | ba’dihi | onun ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz. | |||||
| 13 | Yunus 75. Ayet (10:75:0) | بَعْدِهِمْ | بعدهم | ba’dihim | onların ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn’u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular. | |||||
| 14 | Hûd 71. Ayet (11:71:7) | وَرَٓاءِ | وراء | verâ-i | ardından | و ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak’ı müjdeledik; İshak’ın arkasından da Yakûb’u. | |||||
| 15 | Yusuf 48. Ayet (12:48:4) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.” | |||||
| 16 | Yusuf 49. Ayet (12:49:4) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar.” | |||||
| 17 | İbrahim 14. Ayet (14:14:4) | بَعْدِهِمْۜ | بعدهم | ba’dihim | onların ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir.” | |||||
| 18 | İbrahim 16. Ayet (14:16:2) | وَرَٓائِه۪ | ورائه | verâihi | ardından da | و ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir. | |||||
| 19 | İbrahim 17. Ayet (14:17:14) | وَرَٓائِه۪ | ورائه | verâ-ihi | bunun ardından | و ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir. | |||||
| 20 | Nahl 119. Ayet (16:119:11) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[308] | |||||
| 21 | İsrâ 76. Ayet (17:76:11) | خِلَافَكَ | خلافك | ḣilâfeke | senin ardından | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Seni o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı. | |||||
| 22 | İsrâ 104. Ayet (17:104:3) | بَعْدِه۪ | بعده | ba’dihi | onun ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret va’di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” | |||||
| 23 | Mü'minûn 15. Ayet (23:15:3) | بَعْدَ | بعد | ba’de | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz. | |||||
| 24 | Mü'minûn 42. Ayet (23:42:4) | بَعْدِهِمْ | بعدهم | ba’dihim | onların ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık. | |||||
| 25 | Nûr 47. Ayet (24:47:11) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir. | |||||
| 26 | Nûr 55. Ayet (24:55:24) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir. | |||||
| 27 | Şu'arâ 120. Ayet (26:120:3) | بَعْدُ | بعد | ba’du | bunun ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra da geride kalanları suda boğduk. | |||||
| 28 | Rum 54. Ayet (30:54:9) | بَعْدِ | بعد | ba’di | ardından | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir. | |||||
| 29 | Ahkaf 21. Ayet (46:21:15) | خَلْفِه۪ٓ | خلفه | ḣalfihi | ardından | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla. Hani Ahkâf’taki kavmini, “Ancak Allah’a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı. | |||||
| 30 | Tûr 49. Ayet (52:49:4) | وَاِدْبَارَ | وادبار | ve idbâra | ve ardından | د ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasında O’nu tespih et. | |||||
| 31 | Nâzi'ât 7. Ayet (79:7:2) | الرَّادِفَةُۜ | الرادفة | rrâdife(tu) | ardından (başka gürültü) | ر د ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir. | |||||