| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 39. Ayet (2:39:6) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 2 | Bakara 81. Ayet (2:81:9) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 3 | Bakara 82. Ayet (2:82:6) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 4 | Bakara 217. Ayet (2:217:53) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.[62] | |||||
| 5 | Bakara 257. Ayet (2:257:20) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar. | |||||
| 6 | Bakara 275. Ayet (2:275:41) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 116. Ayet (3:116:14) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 8 | Mâide 10. Ayet (5:10:6) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir. | |||||
| 9 | Mâide 86. Ayet (5:86:6) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir. | |||||
| 10 | En'am 71. Ayet (6:71:25) | اَصْحَابٌ | اصحاب | ashâbun | arkadaşlarının ise | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu.” | |||||
| 11 | A'raf 36. Ayet (7:36:7) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 12 | A'raf 42. Ayet (7:42:11) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. | |||||
| 13 | A'raf 44. Ayet (7:44:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir. | |||||
| 14 | A'raf 48. Ayet (7:48:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!” | |||||
| 15 | A'raf 50. Ayet (7:50:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler. | |||||
| 16 | Tevbe 113. Ayet (9:113:0) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı oldukları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere. | |||||
| 17 | Yunus 26. Ayet (10:26:0) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | ehlidirler | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 18 | Yunus 27. Ayet (10:27:0) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | ehlidirler | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 19 | Hûd 23. Ayet (11:23:10) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | ehlidirler | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 20 | Ra'd 5. Ayet (13:5:21) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 21 | Hicr 78. Ayet (15:78:3) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eyke” halkı da şüphesiz zalim idiler.[299] | |||||
| 22 | Hicr 80. Ayet (15:80:3) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.[300] | |||||
| 23 | Tâhâ 135. Ayet (20:135:7) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | sahipleri | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed, de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!” | |||||
| 24 | Hacc 44. Ayet (22:44:1) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 43,44. İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Mûsâ da yalanlandı ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler). | |||||
| 25 | Hacc 51. Ayet (22:51:7) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | ashabıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. | |||||
| 26 | Furkan 24. Ayet (25:24:1) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkının | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir. | |||||
| 27 | Şu'arâ 61. Ayet (26:61:5) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık” dediler. | |||||
| 28 | Şu'arâ 176. Ayet (26:176:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eyke halkı da peygamberleri yalanladı. | |||||
| 29 | Sâd 13. Ayet (38:13:4) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13. Onlardan önce de Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi[462] Firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı. | |||||
| 30 | Mü'min 6. Ayet (40:6:9) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece Rabbinin, inkâr edenler hakkındaki, “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu. | |||||
| 31 | Mü'min 43. Ayet (40:43:21) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.” | |||||
| 32 | Ahkaf 14. Ayet (46:14:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır. | |||||
| 33 | Kaf 12. Ayet (50:12:5) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. Onlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın[502] kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti. | |||||
| 34 | Kaf 14. Ayet (50:14:1) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. Onlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın[502] kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti. | |||||
| 35 | Vâkı'a 8. Ayet (56:8:1) | فَاَصْحَابُ | فاصحاب | fe-ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir![520] | |||||
| 36 | Vâkı'a 8. Ayet (56:8:4) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir![520] | |||||
| 37 | Vâkı'a 9. Ayet (56:9:1) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir![521] | |||||
| 38 | Vâkı'a 9. Ayet (56:9:4) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir![521] | |||||
| 39 | Vâkı'a 27. Ayet (56:27:1) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir![522] | |||||
| 40 | Vâkı'a 27. Ayet (56:27:4) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir![522] | |||||
| 41 | Vâkı'a 41. Ayet (56:41:1) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir! | |||||
| 42 | Vâkı'a 41. Ayet (56:41:4) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir! | |||||
| 43 | Hadîd 19. Ayet (57:19:19) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddîklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir. | |||||
| 44 | Mücadele 17. Ayet (58:17:11) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların malları da, evlatları da Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 45 | Haşr 20. Ayet (59:20:3) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 46 | Haşr 20. Ayet (59:20:5) | وَاَصْحَابُ | واصحاب | ve ashâbu | ve halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 47 | Haşr 20. Ayet (59:20:7) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 48 | Teğabun 10. Ayet (64:10:6) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | halkıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası! | |||||
| 49 | Büruc 4. Ayet (85:4:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4,5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.[576] | |||||
| 50 | Beled 18. Ayet (90:18:2) | اَصْحَابُ | اصحاب | ashâbu | adamlarıdır | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581] | |||||