| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 170. Ayet (2:170:14) | اٰبَٓاءَنَاۜ | اباءنا | âbâenâ | atalarımızı | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?[45] | |||||
| 2 | A'raf 70. Ayet (7:70:10) | اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ | اباؤنا | âbâunâ | atalarımızın | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler. | |||||
| 3 | A'raf 95. Ayet (7:95:11) | اٰبَٓاءَنَا | اباءنا | âbâenâ | atalarımıza | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): “Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı” dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık. | |||||
| 4 | Yunus 78. Ayet (10:78:0) | اٰبَٓاءَنَا | اباءنا | âbâenâ | atalarımızı | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.” | |||||
| 5 | Yusuf 38. Ayet (12:38:3) | اٰبَٓاء۪ٓي | اباءي | âbâ-î | atalarım | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Bizim, Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” | |||||
| 6 | İbrahim 10. Ayet (14:10:30) | اٰبَٓاؤُ۬نَا | اباؤنا | âbâunâ | atalarımızın | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler. | |||||
| 7 | Nahl 35. Ayet (16:35:15) | اٰبَٓاؤُ۬نَا | اباؤنا | âbâunâ | atalarımız | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 8 | Mü'minûn 83. Ayet (23:83:4) | وَاٰبَٓاؤُ۬نَا | واباؤنا | ve âbâunâ | ve atalarımıza | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir. | |||||
| 9 | Şu'arâ 51. Ayet (26:51:7) | خَطَايَانَٓا | خطايانا | ḣatâyânâ | hatalarımızı | خ ط أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.” | |||||
| 10 | Neml 68. Ayet (27:68:5) | وَاٰبَٓاؤُ۬نَا | واباؤنا | ve âbâunâ | ve atalarımıza | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” | |||||
| 11 | Kasas 36. Ayet (28:36:16) | اٰبَٓائِنَا | ابائنا | âbâinâ | atalarımız | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık” dediler. | |||||
| 12 | Sâffât 17. Ayet (37:17:1) | اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا | اواباؤنا | eve-âbâunâ | atalarımız da mı? | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?” | |||||
| 13 | Vâkı'a 48. Ayet (56:48:1) | اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا | اواباؤنا | eve-âbâunâ | atalarımız da mı? | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Evvelki atalarımız da mı?” | |||||