| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 17. Ayet (2:17:5) | نَارًاۚ | نارا | nâran | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. | |||||
| 2 | Bakara 24. Ayet (2:24:7) | النَّارَ | النار | nnâra | ateşten | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır. | |||||
| 3 | Bakara 39. Ayet (2:39:7) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 4 | Bakara 80. Ayet (2:80:4) | النَّارُ | النار | nnâru | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de dediler ki: “Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır.” Sen onlara de ki: “Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” | |||||
| 5 | Bakara 81. Ayet (2:81:10) | النَّارِۚ | النار | annâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 6 | Bakara 167. Ayet (2:167:23) | النَّارِ۟ | النار | nnâr(i) | ateş- | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir. | |||||
| 7 | Bakara 174. Ayet (2:174:19) | النَّارَ | النار | nnâra | ateşten | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.[47] | |||||
| 8 | Bakara 175. Ayet (2:175:11) | النَّارِ | النار | nnâr(i) | ateşe | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!) | |||||
| 9 | Bakara 201. Ayet (2:201:14) | النَّارِ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır. | |||||
| 10 | Bakara 217. Ayet (2:217:54) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.[62] | |||||
| 11 | Bakara 221. Ayet (2:221:28) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateşe | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 12 | Bakara 257. Ayet (2:257:21) | النَّارِۚ | النار | -nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar. | |||||
| 13 | Bakara 266. Ayet (2:266:27) | نَارٌ | نار | nârun | ateşli | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.[75] | |||||
| 14 | Bakara 275. Ayet (2:275:42) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 15 | Âl-i İmran 10. Ayet (3:10:16) | النَّارِۙ | النار | nnâr(i) | ateşin | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, inkâr edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar. | |||||
| 16 | Âl-i İmran 16. Ayet (3:16:11) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 16,17. (Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir. | |||||
| 17 | Âl-i İmran 24. Ayet (3:24:6) | النَّارُ | النار | nnâru | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun sebebi, onların, “Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır.” demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır. | |||||
| 18 | Âl-i İmran 103. Ayet (3:103:25) | النَّارِ | النار | nnâri | ateş- | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. | |||||
| 19 | Âl-i İmran 116. Ayet (3:116:15) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 20 | Âl-i İmran 131. Ayet (3:131:2) | النَّارَ | النار | nnâra | ateşten | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının. | |||||
| 21 | Âl-i İmran 183. Ayet (3:183:14) | النَّارُۜ | النار | nnâr(u) | ateşin | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?” | |||||
| 22 | Âl-i İmran 185. Ayet (3:185:13) | النَّارِ | النار | nnâri | ateş(in elin)den | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. | |||||
| 23 | Âl-i İmran 191. Ayet (3:191:21) | النَّارِ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler. | |||||
| 24 | Âl-i İmran 192. Ayet (3:192:5) | النَّارَ | النار | nnâra | ateşe | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.” | |||||
| 25 | Nisâ 10. Ayet (4:10:11) | نَارًاۜ | نارا | nârâ(an) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. | |||||
| 26 | Nisâ 10. Ayet (4:10:13) | سَع۪يرًا۟ | سعيرا | se’îrâ(n) | çılgın bir ateşe | س ع ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. | |||||
| 27 | Nisâ 14. Ayet (4:14:8) | نَارًا | نارا | nâran | ateşe | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve O’nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 28 | Nisâ 56. Ayet (4:56:7) | نَارًاۜ | نارا | nâran | bir ateşe | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 29 | Nisâ 145. Ayet (4:145:7) | النَّارِۚ | النار | nnâri | ateşin | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın. | |||||
| 30 | Mâide 29. Ayet (5:29:10) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.” | |||||
| 31 | Mâide 37. Ayet (5:37:5) | النَّارِ | النار | nnâri | ateş- | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır. | |||||
| 32 | Mâide 64. Ayet (5:64:36) | نَارًا | نارا | nâran | bir ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lânete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez. | |||||
| 33 | Mâide 72. Ayet (5:72:30) | النَّارُۜ | النار | nnâr(u) | ateştir | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu.[154] Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” | |||||
| 34 | En'am 27. Ayet (6:27:6) | النَّارِ | النار | nnâri | ateşin | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen! | |||||
| 35 | En'am 128. Ayet (6:128:25) | النَّارُ | النار | nnâru | ateştir | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 36 | A'raf 12. Ayet (7:12:14) | نَارٍ | نار | nârin | ateşten | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi. | |||||
| 37 | A'raf 36. Ayet (7:36:8) | النَّارِۚ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 38 | A'raf 38. Ayet (7:38:13) | النَّارِۜ | النار | nnâr(i) | ateşin | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lânet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah, der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.” | |||||
| 39 | A'raf 38. Ayet (7:38:34) | النَّارِۜ | النار | nnâr(i) | ateş- | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lânet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah, der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.” | |||||
| 40 | A'raf 41. Ayet (7:41:7) | غَوَاشٍۜ | غواش | ġavâş(in) | (ateşten) örtüler | غ ش و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız. | |||||
| 41 | A'raf 44. Ayet (7:44:5) | النَّارِ | النار | nnâri | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir. | |||||
| 42 | A'raf 47. Ayet (7:47:6) | النَّارِۙ | النار | nnâri | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, “Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma” derler. | |||||
| 43 | A'raf 50. Ayet (7:50:3) | النَّارِ | النار | nâri | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler. | |||||
| 44 | Enfal 14. Ayet (8:14:0) | النَّارِ | النار | nnâr(i) | ateş | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte şimdi siz tadın onu! Kâfirlere bir de cehennem azabı vardır. | |||||
| 45 | Tevbe 17. Ayet (9:17:0) | النَّارِ | النار | nnâri | ateşte | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. | |||||
| 46 | Tevbe 35. Ayet (9:35:0) | نَارِ | نار | nâri | ateşi | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek. | |||||
| 47 | Tevbe 63. Ayet (9:63:0) | نَارَ | نار | nâra | ateşi | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir. | |||||
| 48 | Tevbe 68. Ayet (9:68:0) | نَارَ | نار | nâra | ateşini | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini va’detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lânet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır. | |||||
| 49 | Tevbe 81. Ayet (9:81:0) | نَارُ | نار | nâru | ateşi | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın Resûlüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı. | |||||
| 50 | Tevbe 109. Ayet (9:109:0) | نَارِ | نار | nâri | ateşine | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez. | |||||