| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 41. Ayet (2:41:16) | قَل۪يلًاۘ | قليلا | kalîlen | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elinizdeki Tevrat’ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının. | |||||
| 2 | Bakara 79. Ayet (2:79:15) | قَل۪يلًاۜ | قليلا | kalîlâ(en) | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların hâline! Vay kazandıklarından dolayı onların hâline! | |||||
| 3 | Bakara 174. Ayet (2:174:12) | قَل۪يلًاۙ | قليلا | kalîlen | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.[47] | |||||
| 4 | Âl-i İmran 187. Ayet (3:187:18) | قَل۪يلًاۜ | قليلا | kalîlâ(en) | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür! | |||||
| 5 | Âl-i İmran 197. Ayet (3:197:2) | قَل۪يلٌ | قليل | kalîlun | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası! | |||||
| 6 | Âl-i İmran 199. Ayet (3:199:21) | قَل۪يلًاۜ | قليلا | kalîlâ(en) | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 7 | Mâide 44. Ayet (5:44:32) | قَل۪يلًاۜ | قليلا | kalîlâ(en) | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir. | |||||
| 8 | Tevbe 9. Ayet (9:9:0) | قَل۪يلًا | قليلا | kalîlen | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın âyetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O’nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür! | |||||
| 9 | Nahl 117. Ayet (16:117:2) | قَل۪يلٌۖ | قليل | kalîlun | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır. | |||||
| 10 | Ahzab 14. Ayet (33:14:14) | يَس۪يرًا | يسيرا | yesîrâ(n) | azıcık | ي س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Medine’nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi. | |||||
| 11 | Zümer 8. Ayet (39:8:30) | قَل۪يلًاۗ | قليلا | kalîlâ(en) | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.” | |||||
| 12 | Necm 34. Ayet (53:34:2) | قَل۪يلًا | قليلا | kalîlen | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34. Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü? | |||||
| 13 | Mürselât 46. Ayet (77:46:3) | قَل۪يلًا | قليلا | kalîlen | azıcık | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey inkâr edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız. | |||||