| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 71. Ayet (4:71:8) | ثُبَاتٍ | ثبات | śubâtin | bölük bölük | ث ب ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler hâlinde, yahut topluca savaşa gidin. | |||||
| 2 | Nisâ 102. Ayet (4:102:8) | طَٓائِفَةٌ | طائفة | tâ-ifetun | bir bölük | ط و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.[130] | |||||
| 3 | Nisâ 102. Ayet (4:102:19) | طَٓائِفَةٌ | طائفة | tâifetun | bölük | ط و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.[130] | |||||
| 4 | Hicr 91. Ayet (15:91:4) | عِض۪ينَ | عضين | ‘idîn(e) | bölük bölük | ع ض و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ı da parça parça edenlerdir. | |||||
| 5 | Neml 45. Ayet (27:45:12) | فَر۪يقَانِ | فريقان | ferîkâni | iki bölük olmuşlardı | ف ر ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar. | |||||
| 6 | Rum 32. Ayet (30:32:6) | شِيَعًاۜ | شيعا | şiye’â(an) | bölük bölük | ش ي ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir. | |||||
| 7 | Rum 43. Ayet (30:43:16) | يَصَّدَّعُونَ | يصدعون | yessadde’ûn(e) | bölük bölük ayrılırlar | ص د ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır. | |||||
| 8 | Zümer 71. Ayet (39:71:6) | زُمَرًاۜ | زمرا | zumerâ(an) | bölük bölük | ز م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir. | |||||
| 9 | Zümer 73. Ayet (39:73:7) | زُمَرًاۜ | زمرا | zumerâ(an) | bölük bölük | ز م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedî kalmak üzere buraya girin.” | |||||
| 10 | Şûrâ 7. Ayet (42:7:17) | فَر۪يقٌ | فريق | ferîkun | bir bölük | ف ر ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir. | |||||
| 11 | Şûrâ 7. Ayet (42:7:20) | وَفَر۪يقٌ | وفريق | ve ferîkun | ve bir bölük | ف ر ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir. | |||||
| 12 | Nebe' 18. Ayet (78:18:6) | اَفْوَاجًاۙ | افواجا | efvâcâ(n) | bölük bölük | ف و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz. | |||||