"büyüktür" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 23 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 255. Ayet (2:255:50) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur.[70] O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?[71] O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.[72]
2 Nisâ 113. Ayet (4:113:33) عَظ۪يمًا عظيما ‘azîmâ(n) büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Hâlbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana lütfu çok büyüktür.
3 Tevbe 20. Ayet (9:20:0) اَعْظَمُ اعظم a’zamu daha büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.
4 Yusuf 28. Ayet (12:28:13) عَظ۪يمٌ عظيم ‘azîm(un) büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Kadının kocası Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: “Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür.”
5 Nûr 15. Ayet (24:15:16) عَظ۪يمٌ عظيم ‘azîm(un) büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.
6 Hadîd 10. Ayet (57:10:22) اَعْظَمُ اعظم a’zamu daha büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
7 Müzzemmil 20. Ayet (73:20:71) وَاَعْظَمَ واعظم ve a’zame ve daha büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
8 Bakara 219. Ayet (2:219:12) اَكْبَرُ اكبر ekberu daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.[63]
9 Âl-i İmran 118. Ayet (3:118:24) اَكْبَرُۜ اكبر ekber(u) daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
10 Nisâ 34. Ayet (4:34:40) كَب۪يرًا كبيرا kebîrâ(n) büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
11 En'am 19. Ayet (6:19:4) اَكْبَرُ اكبر ekberu daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
12 Tevbe 72. Ayet (9:72:0) اَكْبَرُۜ اكبر ekber(u) hepsinden büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
13 Ra'd 9. Ayet (13:9:4) الْكَب۪يرُ الكبير l-kebîru büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, gaybı da görülen âlemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
14 Nahl 41. Ayet (16:41:15) اَكْبَرُۢ اكبر ekber(u) daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..
15 İsrâ 21. Ayet (17:21:8) اَكْبَرُ اكبر ekberu daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
16 İsrâ 21. Ayet (17:21:10) وَاَكْبَرُ واكبر ve ekberu ve daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
17 İsrâ 87. Ayet (17:87:9) كَب۪يرًا كبيرا kebîrâ(n) cidden büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Rabbin’den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.
18 Hacc 62. Ayet (22:62:17) الْكَب۪يرُ الكبير l-kebîr(u) çok büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
19 Sebe' 23. Ayet (34:23:22) الْكَب۪يرُ الكبير l-kebîr(u) büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah katında, O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.
20 Zümer 26. Ayet (39:26:9) اَكْبَرُۢ اكبر ekber(u) daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
21 Mü'min 10. Ayet (40:10:7) اَكْبَرُ اكبر ekberu daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler var ya, muhakkak onlara: “Allah’ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkâr ederdiniz” diye seslenilir.
22 Saf 3. Ayet (61:3:1) كَبُرَ كبر kebura büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
23 Kalem 33. Ayet (68:33:5) اَكْبَرُۢ اكبر ekberu daha büyüktür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!