| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 185. Ayet (3:185:21) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. | |||||
| 2 | Nisâ 120. Ayet (4:120:6) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor. | |||||
| 3 | Mâide 110. Ayet (5:110:62) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey değil | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi. | |||||
| 4 | En'am 32. Ayet (6:32:4) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız? | |||||
| 5 | A'raf 58. Ayet (7:58:11) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220] | |||||
| 6 | A'raf 155. Ayet (7:155:0) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey değildir | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi. | |||||
| 7 | Tevbe 114. Ayet (9:114:0) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi.[263] Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi. | |||||
| 8 | Hûd 16. Ayet (11:16:7) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onlar, kendileri için âhirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir. | |||||
| 9 | İbrahim 11. Ayet (14:11:6) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberleri, onlara dedi ki: “Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah’ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.” | |||||
| 10 | İsrâ 60. Ayet (17:60:13) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lânetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.[320] | |||||
| 11 | İsrâ 64. Ayet (17:64:18) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez. | |||||
| 12 | İsrâ 82. Ayet (17:82:12) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır. | |||||
| 13 | İsrâ 93. Ayet (17:93:24) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.” | |||||
| 14 | İsrâ 99. Ayet (17:99:22) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler. | |||||
| 15 | Kehf 5. Ayet (18:5:15) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar. | |||||
| 16 | Tâhâ 108. Ayet (20:108:12) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin. | |||||
| 17 | Mü'minûn 24. Ayet (23:24:9) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine kendi kavminden inkâr eden ileri gelenler şöyle dediler: “Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.” | |||||
| 18 | Mü'minûn 25. Ayet (23:25:3) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz.” | |||||
| 19 | Mü'minûn 33. Ayet (23:33:16) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.” | |||||
| 20 | Mü'minûn 37. Ayet (23:37:3) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.” | |||||
| 21 | Mü'minûn 38. Ayet (23:38:3) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bu, Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.” | |||||
| 22 | Mü'minûn 83. Ayet (23:83:10) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir. | |||||
| 23 | Nûr 54. Ayet (24:54:21) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 24 | Furkan 4. Ayet (25:4:6) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular. | |||||
| 25 | Furkan 41. Ayet (25:41:5) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 41,42. Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilâhlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler. | |||||
| 26 | Şu'arâ 186. Ayet (26:186:3) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz.” | |||||
| 27 | Neml 68. Ayet (27:68:10) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” | |||||
| 28 | Neml 90. Ayet (27:90:10) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şeyle- | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), “Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz” (denir.) | |||||
| 29 | Kasas 36. Ayet (28:36:9) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık” dediler. | |||||
| 30 | Ankebut 18. Ayet (29:18:11) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir.” | |||||
| 31 | Ankebut 24. Ayet (29:24:5) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İbrahim’in) kavminin cevabı, “Onu öldürün veya yakın” demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır. | |||||
| 32 | Ankebut 64. Ayet (29:64:5) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi! | |||||
| 33 | Lokman 28. Ayet (31:28:5) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 34 | Ahzab 13. Ayet (33:13:25) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani onlardan bir grup, “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkânınız yok. Haydi geri dönün” demişti. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı. | |||||
| 35 | Ahzab 22. Ayet (33:22:16) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’minler, düşman birliklerini görünce, “İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır. | |||||
| 36 | Sebe' 43. Ayet (34:43:9) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 37 | Sebe' 43. Ayet (34:43:21) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 38 | Fâtır 39. Ayet (35:39:17) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. İnkârcıların inkârı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkârcıların inkârı, ancak ziyanlarını arttırır. | |||||
| 39 | Fâtır 39. Ayet (35:39:23) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. İnkârcıların inkârı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkârcıların inkârı, ancak ziyanlarını arttırır. | |||||
| 40 | Fâtır 40. Ayet (35:40:32) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler. | |||||
| 41 | Fâtır 42. Ayet (35:42:18) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı. | |||||
| 42 | Yâsîn 15. Ayet (36:15:4) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 43 | Yâsîn 17. Ayet (36:17:3) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.” | |||||
| 44 | Yâsîn 49. Ayet (36:49:3) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar. | |||||
| 45 | Sâffât 15. Ayet (37:15:4) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dediler ki:) “Bu bir büyüden başka bir şey değildir.” | |||||
| 46 | Sâd 7. Ayet (38:7:9) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar. | |||||
| 47 | Sâd 15. Ayet (38:15:4) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar. | |||||
| 48 | Mü'min 56. Ayet (40:56:13) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın âyetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah’a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 49 | Fussilet 43. Ayet (41:43:4) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir. | |||||
| 50 | Câsiye 24. Ayet (45:24:4) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar. | |||||