Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 17 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
Yusuf 8. Ayet (12:8:7) |
اَب۪ينَا |
ابينا |
ebînâ |
babamıza |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kardeşleri dediler ki: “Biz güçlü bir topluluk olduğumuz hâlde, Yûsuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir.”[283] |
| 2 |
Yusuf 8. Ayet (12:8:12) |
اَبَانَا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kardeşleri dediler ki: “Biz güçlü bir topluluk olduğumuz hâlde, Yûsuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir.”[283] |
| 3 |
Yusuf 11. Ayet (12:11:3) |
اَبَانَا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Babalarına şöyle dediler: “Ey babamız! Yûsuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz.” |
| 4 |
Yusuf 17. Ayet (12:17:3) |
اَبَانَٓا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler. |
| 5 |
Yusuf 63. Ayet (12:63:7) |
اَبَانَا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz” dediler. |
| 6 |
Yusuf 65. Ayet (12:65:10) |
اَبَانَا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir” dediler. |
| 7 |
Yusuf 80. Ayet (12:80:30) |
اَب۪ٓي |
ابي |
ebî |
babam |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.” |
| 8 |
Yusuf 81. Ayet (12:81:6) |
اَبَانَٓا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Siz babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik.” |
| 9 |
Yusuf 93. Ayet (12:93:7) |
اَب۪ي |
ابي |
ebî |
babamın |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin” dedi. |
| 10 |
Yusuf 97. Ayet (12:97:3) |
اَبَانَا |
ابانا |
ebânâ |
babamız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Oğulları, “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik” dediler. |
| 11 |
İbrahim 41. Ayet (14:41:4) |
وَلِوَالِدَيَّ |
ولوالدي |
ve li-vâlideyye |
anamı-babamı |
و ل د |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla.” |
| 12 |
Şu'arâ 86. Ayet (26:86:2) |
لِاَب۪ٓي |
لابي |
li-ebî |
babamı |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.” |
| 13 |
Neml 19. Ayet (27:19:15) |
وَالِدَيَّ |
والدي |
vâlideyye |
anama babama |
و ل د |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: “Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” |
| 14 |
Kasas 23. Ayet (28:23:25) |
وَاَبُونَا |
وابونا |
ve ebûnâ |
ve babamız da |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Mûsâ onlara, “(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?” dedi. Onlar, “Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır” dediler. |
| 15 |
Kasas 25. Ayet (28:25:8) |
اَب۪ي |
ابي |
ebî |
babam |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, “Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor” dedi. Mûsâ, onun (Şu’ayb’ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu’ayb, “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” dedi. |
| 16 |
Ahkaf 15. Ayet (46:15:31) |
وَالِدَيَّ |
والدي |
vâlideyye |
anama babama |
و ل د |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” |
| 17 |
Nûh 28. Ayet (71:28:4) |
وَلِوَالِدَيَّ |
ولوالدي |
ve li-vâlideyye |
ve babamı-anamı |
و ل د |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır.” |
|
|
|
|
|
|
|