| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 11. Ayet (4:11:23) | وَلِاَبَوَيْهِ | ولابويه | veli-ebeveyhi | ana babasından | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2 | Nisâ 11. Ayet (4:11:40) | اَبَوَاهُ | ابواه | ebevâhu | ana babası | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 3 | Nisâ 12. Ayet (4:12:54) | كَلَالَةً | كلالة | kelâleten | evladı ve ana babası olmayıp | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 4 | En'am 74. Ayet (6:74:4) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babası | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti. | |||||
| 5 | Tevbe 114. Ayet (9:114:0) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babası için | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi.[263] Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi. | |||||
| 6 | Yusuf 4. Ayet (12:4:4) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Yûsuf, babasına “Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı” demişti. | |||||
| 7 | Yusuf 61. Ayet (12:61:4) | اَبَاهُ | اباه | ebâhu | babasından | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız.” | |||||
| 8 | Yusuf 78. Ayet (12:78:7) | اَبًا | ابا | eben | babası | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Yûsuf’a: “Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler. | |||||
| 9 | Yusuf 99. Ayet (12:99:7) | اَبَوَيْهِ | ابويه | ebeveyhi | ana-babasını | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Mısır’a gidip) Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; Yûsuf ana babasını bağrına bastı ve “Allah’ın iradesi ile güven içinde Mısır’a girin” dedi. | |||||
| 10 | Yusuf 100. Ayet (12:100:2) | اَبَوَيْهِ | ابويه | ebeveyhi | ana-babasını | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 11 | Kehf 80. Ayet (18:80:4) | اَبَوَاهُ | ابواه | ebevâhu | onun anası babası | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.” | |||||
| 12 | Meryem 14. Ayet (19:14:2) | بِوَالِدَيْهِ | بوالديه | bi-vâlideyhi | ana babasına | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi. | |||||
| 13 | Meryem 42. Ayet (19:42:3) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?” | |||||
| 14 | Enbiyâ 52. Ayet (21:52:3) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti. | |||||
| 15 | Şu'arâ 70. Ayet (26:70:3) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti. | |||||
| 16 | Ankebut 8. Ayet (29:8:3) | بِوَالِدَيْهِ | بوالديه | bi-vâlideyhi | ana babasına | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, insana, ana-babasına iyilik etmesini emrettik. Şâyet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim. | |||||
| 17 | Lokman 14. Ayet (31:14:3) | بِوَالِدَيْهِۚ | بوالديه | bi-vâlideyhi | ana babasını | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur.[430] (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır.” | |||||
| 18 | Lokman 33. Ayet (31:33:18) | وَالِدِه۪ | والده | vâlidihi | babası | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 19 | Ahzab 40. Ayet (33:40:4) | اَبَٓا | ابا | ebâ | babası | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. | |||||
| 20 | Sâffât 85. Ayet (37:85:3) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?” | |||||
| 21 | Zuhruf 26. Ayet (43:26:4) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım.” | |||||
| 22 | Ahkaf 15. Ayet (46:15:3) | بِوَالِدَيْهِ | بوالديه | bi-vâlideyhi | ana babasına | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” | |||||
| 23 | Ahkaf 17. Ayet (46:17:3) | لِوَالِدَيْهِ | لوالديه | li-vâlideyhi | anasına babasına | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Anne ve babasına, “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?” diyen kimseye, onlar Allah’a sığınarak, “Yazıklar olsun sana! İman et, Allah’ın va’di gerçektir” diyorlar, o da, “Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diyordu. | |||||
| 24 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:36) | لِاَب۪يهِ | لابيه | li-ebîhi | babasına | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 25 | Abese 35. Ayet (80:35:2) | وَاَب۪يهِۙ | وابيه | ve ebîh(i) | ve babası(ndan) | أ ب و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||