"bazı" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 43 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 76. Ayet (2:76:9) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onların bazısı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
2 Bakara 76. Ayet (2:76:11) بَعْضٍ بعض ba’din bazısı- ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
3 Bakara 142. Ayet (2:142:2) السُّفَهَٓاءُ السفهاء ssufehâu bazı beyinsizler س ف ه
Diyanet İşleri (Yeni) Birtakım kendini bilmez insanlar, “Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da, Batı da Allah’ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.”
4 Bakara 145. Ayet (2:145:16) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onların bazısı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.
5 Bakara 219. Ayet (2:219:9) وَمَنَافِعُ ومنافع ve menâfi’u ve bazı yararlar ن ف ع
Diyanet İşleri (Yeni) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.[63]
6 Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:7) اٰيَاتٌ ايات âyâtun (bazı) ayetleri أ ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
7 Âl-i İmran 34. Ayet (3:34:2) بَعْضُهَا بعضها ba’duhâ bazısı (birbirinden) ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34. Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
8 Âl-i İmran 34. Ayet (3:34:4) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) bazısı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34. Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
9 Âl-i İmran 50. Ayet (3:50:9) بَعْضَ بعض ba’da bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) “Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve Rabbiniz tarafından size bir mucize de getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
10 Âl-i İmran 64. Ayet (3:64:21) بَعْضُنَا بعضنا ba’dunâ bazımız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93]
11 Âl-i İmran 64. Ayet (3:64:22) بَعْضًا بعضا ba’dan bazımızı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93]
12 Âl-i İmran 106. Ayet (3:106:3) وُجُوهٌ وجوه vucûhun (bazı) yüzler و ج ه
Diyanet İşleri (Yeni) O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir.
13 Âl-i İmran 106. Ayet (3:106:5) وُجُوهٌۚ وجوه vucûh(un) (bazı) yüzler و ج ه
Diyanet İşleri (Yeni) O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir.
14 Âl-i İmran 155. Ayet (3:155:11) بِبَعْضِ ببعض bi-ba’di bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
15 Nisâ 21. Ayet (4:21:5) بَعْضُكُمْ بعضكم ba’dukum bazınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?
16 Nisâ 21. Ayet (4:21:7) بَعْضٍ بعض ba’din bazınıza ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?
17 Nisâ 47. Ayet (4:47:16) وُجُوهًا وجوها vucûhen bazı yüzleri و ج ه
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
18 Mâide 41. Ayet (5:41:31) بَعْدِ بعد ba’di bazısının ب ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler[150], sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: “Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.[151] Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.
19 Mâide 49. Ayet (5:49:27) بِبَعْضِ ببعض biba’di bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.
20 En'am 158. Ayet (6:158:12) بَعْضُ بعض ba’du bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
21 En'am 158. Ayet (6:158:17) بَعْضُ بعض ba’du bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
22 A'raf 155. Ayet (7:155:0) السُّفَهَٓاءُ السفهاء ssufehâu bazı beyinsizlerin س ف ه
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.
23 Enfal 73. Ayet (8:73:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bazıları ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.
24 Tevbe 61. Ayet (9:61:0) وَمِنْهُمُ ومنهم ve minhumu içlerinden bazıları مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yine onlardan peygamberi inciten ve “O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır” diyen kimseler de vardır. De ki: “O, sizin için bir hayır kulağıdır ki Allah’a inanır, mü’minlere inanır (güvenir). İçinizden inanan kimseler için bir rahmettir. Allah’ın Resûlünü incitenler için ise elem dolu bir azap vardır.”
25 Hûd 48. Ayet (11:48:13) وَاُمَمٌ وامم ve umemun ve (bazı) ümmetlere أ م م
Diyanet İşleri (Yeni) Ona denildi ki: “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak.”
26 Hûd 54. Ayet (11:54:5) بَعْضُ بعض ba’du bazıları ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.”
27 Hûd 100. Ayet (11:100:7) مِنْهَا منها minhâ onlardan bazıları مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.
28 Hûd 100. Ayet (11:100:9) وَحَص۪يدٌ وحصيد ve hasîd(un) (bazıları ise) tamamen silinmiştir ح ص د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.
29 İbrahim 37. Ayet (14:37:4) مِنْ من min (bazısını) مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.”
30 Hicr 88. Ayet (15:88:8) اَزْوَاجًا ازواجا ezvâcen bazı çiftlere ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Kâfirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü’minlere (şefkat) kanadını indir.
31 Tâhâ 23. Ayet (20:23:2) مِنْ من min bazılarını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”[356]
32 Tâhâ 131. Ayet (20:131:8) اَزْوَاجًا ازواجا ezvâcen bazı zümreleri ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
33 Hacc 40. Ayet (22:40:16) بَعْضَهُمْ بعضهم ba’dahum bazılarını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
34 Hacc 40. Ayet (22:40:17) بِبَعْضٍ ببعض bi-ba’din diğer bazılarıyle ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
35 Nûr 62. Ayet (24:62:27) لِبَعْضِ لبعض li-ba’di bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler ancak Allah’a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
36 Yâsîn 72. Ayet (36:72:3) فَمِنْهَا فمنها fe-minhâ onlardan bazıları مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
37 Yâsîn 72. Ayet (36:72:5) وَمِنْهَا ومنها ve minhâ ve onlardan bazılarını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
38 Muhammed 26. Ayet (47:26:11) بَعْضِ بعض ba’di bazısında ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, münafıkların, Allah’ın indirdiğini beğenmeyen kimselere, “Bazı işlerde size itaat edeceğiz” demelerindendir. Allah, onların gizlice konuşmalarını bilir.
39 Necm 18. Ayet (53:18:3) مِنْ من min bazılarını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
40 Teğabun 14. Ayet (64:14:6) مِنْ من min -den (bazıları) مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
41 Hâkka 44. Ayet (69:44:4) بَعْضَ بعض ba’da bazı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 44,45. Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
42 Cin 6. Ayet (72:6:3) رِجَالٌ رجال ricâlun (bazı) erkekler ر ج ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.”
43 Cin 6. Ayet (72:6:7) بِرِجَالٍ برجال bi-ricâlin bazı erkeklere ر ج ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.”