| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tâhâ 23. Ayet (20:23:2) | مِنْ | من | min | bazılarını | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”[356] | |||||
| 2 | Hacc 40. Ayet (22:40:16) | بَعْضَهُمْ | بعضهم | ba’dahum | bazılarını | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 3 | Yâsîn 72. Ayet (36:72:5) | وَمِنْهَا | ومنها | ve minhâ | ve onlardan bazılarını | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler. | |||||
| 4 | Necm 18. Ayet (53:18:3) | مِنْ | من | min | bazılarını | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü. | |||||