| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 168. Ayet (7:168:0) | وَبَلَوْنَاهُمْ | وبلوناهم | ve belevnâhum | ve onları sınadık | ب ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık. | |||||
| 2 | Kalem 17. Ayet (68:17:2) | بَلَوْنَاهُمْ | بلوناهم | belevnâhum | bunlara da bela verdik | ب ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz, vaktiyle “bahçe sahipleri”ne belâ verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkârcılara) da belâ verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. | |||||
| 3 | Kalem 17. Ayet (68:17:4) | بَلَوْنَٓا | بلونا | belevnâ | bela verdiğimiz | ب ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz, vaktiyle “bahçe sahipleri”ne belâ verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkârcılara) da belâ verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. | |||||