| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 63. Ayet (2:63:14) | لَعَلَّكُمْ | لعلكم | le’allekum | belki de siz | لَعَلَّكُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik. | |||||
| 2 | Hûd 12. Ayet (11:12:1) | فَلَعَلَّكَ | فلعلك | fe-le’alleke | belki de | لَعَلَّكُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) “Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir. | |||||
| 3 | Yusuf 62. Ayet (12:62:13) | لَعَلَّهُمْ | لعلهم | le’allehum | belki de | لَعَلَّكُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf, adamlarına dedi ki: “Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler.” | |||||
| 4 | Yusuf 83. Ayet (12:83:9) | عَسَى | عسى | ‘asa | belki de | ع س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakub, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi. | |||||
| 5 | İsrâ 51. Ayet (17:51:22) | عَسٰٓى | عسى | ‘asâ | belki de | ع س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!” | |||||
| 6 | Enbiyâ 111. Ayet (21:111:3) | لَعَلَّهُ | لعله | le’allehu | belki de o | لَعَلَّكُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.” | |||||
| 7 | Neml 72. Ayet (27:72:2) | عَسٰٓى | عسى | ‘asâ | belki de | ع س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır.” | |||||
| 8 | Ahkaf 27. Ayet (46:27:9) | لَعَلَّهُمْ | لعلهم | le’allehum | belki de | لَعَلَّكُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık. | |||||
| 9 | Muhammed 22. Ayet (47:22:2) | عَسَيْتُمْ | عسيتم | ‘aseytum | belki de | ع س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Demek, yüz çevirdiğinizde[494] yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi? | |||||
| 10 | Mümtehine 7. Ayet (60:7:1) | عَسَى | عسى | ‘asa | belki de | ع س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. | |||||
| 11 | Tahrim 5. Ayet (66:5:1) | عَسٰى | عسى | ‘asâ | belki de | ع س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. | |||||