| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 203. Ayet (7:203:0) | اِنَّمَٓا | انما | innemâ | ben ancak | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir âyet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur’an âyetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.” | |||||
| 2 | Hicr 89. Ayet (15:89:2) | اِنّ۪ٓي | اني | innî | ben ancak | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım.” | |||||
| 3 | Enbiyâ 45. Ayet (21:45:2) | اِنَّمَٓا | انما | innemâ | ben ancak | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum.” Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler. | |||||
| 4 | Ankebut 50. Ayet (29:50:14) | اَنَا۬ | انا | ene | ben ancak | اَنَا۬ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” | |||||