| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 153. Ayet (2:153:10) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.[40] | |||||
| 2 | Bakara 194. Ayet (2:194:21) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram ay, haram aya karşılıktır.[56] Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O hâlde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.[57] | |||||
| 3 | Bakara 249. Ayet (2:249:59) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Allah’a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir.” | |||||
| 4 | Nisâ 69. Ayet (4:69:6) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır. | |||||
| 5 | Nisâ 108. Ayet (4:108:9) | مَعَهُمْ | معهم | me’ahum | onlarla beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah’tan gizlenmezler. Hâlbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır. | |||||
| 6 | Nisâ 146. Ayet (4:146:11) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir. | |||||
| 7 | Enfal 19. Ayet (8:19:0) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir. | |||||
| 8 | Enfal 46. Ayet (8:46:0) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. | |||||
| 9 | Enfal 66. Ayet (8:66:0) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir. | |||||
| 10 | Tevbe 36. Ayet (9:36:0) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.[256] İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. | |||||
| 11 | Tevbe 40. Ayet (9:40:0) | مَعَنَاۚ | معنا | me’anâ | bizimle beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 12 | Tevbe 123. Ayet (9:123:0) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kâfirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. | |||||
| 13 | Nahl 128. Ayet (16:128:3) | مَعَ | مع | me’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir. | |||||
| 14 | Şu'arâ 62. Ayet (26:62:4) | مَعِيَ | معي | me’iye | benimle beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi. | |||||
| 15 | Ankebut 69. Ayet (29:69:8) | لَمَعَ | لمع | leme’a | beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bizim uğrumuzda cihad edenler var ya, biz onları mutlaka yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, mutlaka iyilik yapanlarla beraberdir. | |||||
| 16 | Muhammed 35. Ayet (47:35:9) | مَعَكُمْ | معكم | me’akum | sizinle beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz hâlde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir. | |||||
| 17 | Hadîd 4. Ayet (57:4:29) | مَعَكُمْ | معكم | me’akum | sizinle beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 18 | Mücadele 7. Ayet (58:7:33) | مَعَهُمْ | معهم | me’ahum | onlarla beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. | |||||