"bihim" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 203 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Yusuf 63. Ayet (12:63:4) اَب۪يهِمْ ابيهم ebîhim babalarına أ ب و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz” dediler.
2 Bakara 158. Ayet (2:158:17) بِهِمَاۜ بهما bihimâ onları بِهِمَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Safa ile Merve, Allah’ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur.[42] Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.
3 Nisâ 135. Ayet (4:135:23) بِهِمَا بهما bihimâ ikisine de بِهِمَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
4 Nûr 2. Ayet (24:2:11) بِهِمَا بهما bihimâ onlara karşı بِهِمَا
Diyanet İşleri (Yeni) Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.
5 Bakara 15. Ayet (2:15:3) بِهِمْ بهم bihim kendileriyle بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
6 Bakara 166. Ayet (2:166:11) بِهِمُ بهم bihimu onların بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
7 Âl-i İmran 170. Ayet (3:170:11) بِهِمْ بهم bihim kendilerine بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 169,170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.
8 Nisâ 39. Ayet (4:39:14) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, Allah’a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah’ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah, onları en iyi bilendir.
9 Nisâ 42. Ayet (4:42:9) بِهِمُ بهم bihimu بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O kıyamet günü, Allah’ı inkâr edip Peygamber’e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah’tan hiçbir söz gizleyemezler.
10 A'raf 171. Ayet (7:171:0) بِهِمْۚ بهم bihim onların بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik.
11 Enfal 57. Ayet (8:57:0) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.
12 Tevbe 117. Ayet (9:117:0) بِهِمْ بهم bihim onlara karşı بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
13 Yunus 22. Ayet (10:22:0) بِهِمْ بهم bihim bununla بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.
14 Yunus 22. Ayet (10:22:0) بِهِمْۙ بهم bihim kendilerinin بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.
15 Hûd 8. Ayet (11:8:18) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.
16 Hûd 42. Ayet (11:42:3) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.
17 Hûd 77. Ayet (11:77:6) بِهِمْ بهم bihim onlardan بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi.
18 Hûd 77. Ayet (11:77:8) بِهِمْ بهم bihim onlardan بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi.
19 Yusuf 83. Ayet (12:83:13) بِهِمْ بهم bihim onların بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yakub, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.
20 İbrahim 45. Ayet (14:45:11) بِهِمْ بهم bihim onlara بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik.”
21 Nahl 34. Ayet (16:34:6) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
22 Nahl 45. Ayet (16:45:8) بِهِمُ بهم bihimu kendilerini بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?
23 Kehf 21. Ayet (18:21:24) بِهِمْۜ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece biz, (insanları) onların hâlinden haberdar ettik ki, Allah’ın va’dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevî tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), “Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların hâlini daha iyi bilir” dediler. Duruma hâkim olanlar ise, “Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız” dediler.
24 Kehf 29. Ayet (18:29:16) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.[328]
25 Meryem 38. Ayet (19:38:2) بِهِمْ بهم bihim onlar بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
26 Enbiyâ 31. Ayet (21:31:7) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
27 Mü'minûn 75. Ayet (23:75:5) بِهِمْ بهم bihim kendilerinde بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
28 Ankebut 33. Ayet (29:33:7) بِهِمْ بهم bihim onlar yüzünden بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helâk edilenlerden olacaktır.”
29 Ankebut 33. Ayet (29:33:9) بِهِمْ بهم bihim onlar hakkında بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helâk edilenlerden olacaktır.”
30 Ahzab 60. Ayet (33:60:13) بِهِمْ بهم bihim onların بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 60,61. Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
31 Sebe' 9. Ayet (34:9:15) بِهِمُ بهم bihimu onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.
32 Sebe' 41. Ayet (34:41:12) بِهِمْ بهم bihim onlara بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”
33 Sâd 59. Ayet (38:59:7) بِهِمْۜ بهم bihim onlara بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Kendi aralarında şöyle derler:) “İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir.”
34 Zümer 48. Ayet (39:48:7) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
35 Mü'min 83. Ayet (40:83:11) بِهِمْ بهم bihim kendilerini بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
36 Şûrâ 22. Ayet (42:22:8) بِهِمْۜ بهم bihim onların بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.
37 Câsiye 33. Ayet (45:33:7) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
38 Ahkaf 26. Ayet (46:26:28) بِهِمْ بهم bihim kendilerini بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
39 Fetih 29. Ayet (48:29:43) بِهِمُ بهم bihimu onlara karşı بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.
40 Tûr 21. Ayet (52:21:7) بِهِمْ بهم bihim kendilerine بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
41 Haşr 9. Ayet (59:9:23) بِهِمْ بهم bihim kendilerinin بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
42 Cum'a 3. Ayet (62:3:5) بِهِمْۜ بهم bihim kendilerine بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.[547]
43 Cin 10. Ayet (72:10:11) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?”
44 Mutaffifîn 30. Ayet (83:30:3) بِهِمْ بهم bihim onların بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
45 Âdiyât 11. Ayet (100:11:3) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.
46 Âl-i İmran 191. Ayet (3:191:7) جُنُوبِهِمْ جنوبهم cunûbihim yanları ج ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.
47 En'am 52. Ayet (6:52:13) حِسَابِهِمْ حسابهم hisâbihim onların hesabı- ح س ب
Diyanet İşleri (Yeni) Rab’lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.[176]
48 En'am 69. Ayet (6:69:6) حِسَابِهِمْ حسابهم hisâbihim onların hesabından ح س ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.
49 Âl-i İmran 11. Ayet (3:11:11) بِذُنُوبِهِمْۜ بذنوبهم bi-żunûbihim günahlarıyla ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.
50 Âl-i İmran 135. Ayet (3:135:11) لِذُنُوبِهِمْۖ لذنوبهم li-żunûbihim günahlarının ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.