"bilgi" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 89 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Cin 26. Ayet (72:26:6) غَيْبِه۪ٓ غيبه ġaybihi gizli bilgisini غ ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
2 Fâtır 11. Ayet (35:11:18) بِعِلْمِه۪ۜ بعلمه bi-’ilmih(i) O'nun bilgisi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır.
3 Fussilet 47. Ayet (41:47:18) بِعِلْمِه۪ۜ بعلمه bi-’ilmih(i) O'nun bilgisi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok.”
4 A'raf 7. Ayet (7:7:3) بِعِلْمٍ بعلم bi’ilm(in) bilgi ile ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
5 Nisâ 166. Ayet (4:166:8) بِعِلْمِه۪ۚ بعلمه bi’ilmih(i) kendi bilgisiyle ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.
6 En'am 143. Ayet (6:143:20) بِعِلْمٍ بعلم bi’ilmin bilgi ile ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, (hayvanlardan) sekiz eşi de yaratandır: (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki, keçiden de iki. Ey Muhammed! De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bilerek haber verin.”
7 Yusuf 46. Ayet (12:46:4) اَفْتِنَا افتنا eftinâ bize bilgi ver ف ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Zindana varınca), “Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler” dedi.
8 Hûd 46. Ayet (11:46:24) الْجَاهِل۪ينَ الجاهلين l-câhilîn(e) bilgisizler- ج ه ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.
9 Ankebut 49. Ayet (29:49:9) الْعِلْمَۜ العلم l-’ilm(e) bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
10 Necm 30. Ayet (53:30:4) الْعِلْمِۜ العلم l-’ilm(i) bilgi- ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.
11 İsrâ 107. Ayet (17:107:10) الْعِلْمَ العلم l-’ilme bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.”
12 Neml 42. Ayet (27:42:10) الْعِلْمَ العلم l-’ilme bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Belkıs gelince, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, “Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik” dedi.
13 Kasas 80. Ayet (28:80:4) الْعِلْمَ العلم l-’ilme bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.
14 Rum 56. Ayet (30:56:4) الْعِلْمَ العلم l-’ilme bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”
15 Sebe' 6. Ayet (34:6:4) الْعِلْمَ العلم l-’ilme bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.
16 Muhammed 16. Ayet (47:16:13) الْعِلْمَ العلم l-’ilme bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.
17 Meryem 43. Ayet (19:43:7) الْعِلْمِ العلم l-’ilmi bir bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.”
18 Mü'min 83. Ayet (40:83:9) الْعِلْمِ العلم l-’ilmi bilgi- ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
19 Câsiye 17. Ayet (45:17:12) الْعِلْمُۙ العلم l-’ilmu bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
20 Ahkaf 23. Ayet (46:23:3) الْعِلْمُ العلم l-’ilmu bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd, “(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum” dedi.
21 Mülk 26. Ayet (67:26:3) الْعِلْمُ العلم l-’ilmu bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
22 Fâtır 28. Ayet (35:28:13) الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ العلمؤا l-’ulemâ(u) bilginler ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
23 Bakara 247. Ayet (2:247:34) الْعِلْمِ العلم l’ilmi bilgisinin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara, “Allah, size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi” dedi. Onlar, “O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir” dediler. Peygamberleri şöyle dedi: “Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı.” Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
24 Nâzi'ât 44. Ayet (79:44:3) مُنْتَهٰيهَاۜ منتهيها muntehâhâ onun bilgisi ن ه ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine âittir.
25 Kehf 66. Ayet (18:66:11) رُشْدًا رشدا ruşdâ(n) bir bilgi ر ش د
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.
26 Enbiyâ 79. Ayet (21:79:6) وَعِلْمًاۘ وعلما ve ’ilmâ(en) ve bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.[368]
27 Mü'min 7. Ayet (40:7:19) وَعِلْمًا وعلما ve ’ilmen ve bilgi ile ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.”
28 En'am 59. Ayet (6:59:18) يَعْلَمُهَا يعلمها ya’lemuhâ onun bilgisi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
29 A'raf 112. Ayet (7:112:4) عَل۪يمٍ عليم ‘alîm(in) bilgili ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Bütün usta sihirbazları (toplayıp) sana getirsinler.”
30 Yunus 79. Ayet (10:79:0) عَل۪يمٍ عليم ‘alîm(in) bilgin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Bütün usta sihirbazları bana getirin” dedi.[270]
31 Hicr 53. Ayet (15:53:7) عَل۪يمٍ عليم ‘alîm(in) bilgin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz” dediler.
32 Şu'arâ 37. Ayet (26:37:4) عَل۪يمٍ عليم ‘alîm(in) bilgin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Sana bütün usta sihirbazları getirsinler.”
33 Zâriyât 28. Ayet (51:28:9) عَل۪يمٍ عليم ‘alîm(in) bilgin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) (Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim’in içine bir korku düştü. Onlar, “korkma” dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
34 A'raf 109. Ayet (7:109:9) عَل۪يمٌۙ عليم ‘alîm(un) çok bilgili ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun’un kavminden ileri gelenler, dediler ki: “Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır.”
35 En'am 119. Ayet (6:119:25) عِلْمٍۜ علم ‘ilm(in) bir bilgileri ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir.[191] Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.
36 En'am 144. Ayet (6:144:34) عِلْمٍۜ علم ‘ilm(in) bilgisi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: “İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?” İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.[199]
37 Nahl 25. Ayet (16:25:11) عِلْمٍۜ علم ‘ilm(in) bilgisizce ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür.
38 Rum 29. Ayet (30:29:7) عِلْمٍۚ علم ‘ilm(in) bilgi(leri) ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
39 Zümer 49. Ayet (39:49:15) عِلْمٍۜ علم ‘ilm(in) bilgi(m) ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, “Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir” der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.
40 Zuhruf 20. Ayet (43:20:11) عِلْمٍۗ علم ‘ilm(in) bilgileri ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
41 Câsiye 24. Ayet (45:24:17) عِلْمٍۚ علم ‘ilm(in) bilgileri ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.
42 Fetih 25. Ayet (48:25:26) عِلْمٍۚ علم ‘ilm(in) bilginiz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, inkâr edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkâr edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.
43 Necm 28. Ayet (53:28:5) عِلْمٍۜ علم ‘ilm(in) bilgileri ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
44 Âl-i İmran 66. Ayet (3:66:15) عِلْمٌۜ علم ‘ilm(un) bilginiz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
45 Hûd 46. Ayet (11:46:18) عِلْمٌۜ علم ‘ilm(un) bilgin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.
46 Hûd 47. Ayet (11:47:12) عِلْمٌۜ علم ‘ilm(un) bilgim ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.
47 İsrâ 36. Ayet (17:36:7) عِلْمٌۜ علم ‘ilm(un) bilgin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.
48 Hacc 71. Ayet (22:71:14) عِلْمٌۜ علم ‘ilm(un) bir bilgileri ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.
49 En'am 80. Ayet (6:80:23) عِلْمًاۜ علما ‘ilmâ(en) bilgice ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
50 A'raf 89. Ayet (7:89:30) عِلْمًاۜ علما ‘ilmâ(en) bilgice ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.”