"birçoğu" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mâide 77. Ayet (5:77:20) كَث۪يرًا كثيرا keśîran birçoğunu da ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.”
2 Tevbe 34. Ayet (9:34:0) كَث۪يرًا كثيرا keśîran birçoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.
3 İbrahim 36. Ayet (14:36:4) كَث۪يرًا كثيرا keśîran birçoğunu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.”
4 Hacc 18. Ayet (22:18:19) وَكَث۪يرٌ وكثير ve keśîrun ve birçoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.
5 Hacc 18. Ayet (22:18:22) وَكَث۪يرٌ وكثير ve keśîrun ama birçoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.
6 Furkan 38. Ayet (25:38:8) كَث۪يرًا كثيرا keśîrâ(n) daha birçoğunu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını[393] ve bunların arasında pek çok nesilleri de helâk ettik.
7 Furkan 49. Ayet (25:49:10) كَث۪يرًا كثيرا keśîrâ(n) birçoğunu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) 48,49. O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.
8 Neml 15. Ayet (27:15:12) كَث۪يرٍ كثير keśîrin birçoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun! Biz Dâvûd’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar, “Hamd, bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a mahsustur” dediler.
9 Neml 76. Ayet (27:76:8) اَكْثَرَ اكثر ekśera birçoğunu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu Kur’an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
10 Şûrâ 30. Ayet (42:30:10) كَث۪يرٍۜ كثير keśîr(in) birçoğunu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
11 Şûrâ 34. Ayet (42:34:7) كَث۪يرٍۘ كثير keśîr(in) birçoğunu da ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helâk eder, birçoğunu da affeder.
12 Hadîd 27. Ayet (57:27:37) وَكَث۪يرٌ وكثير ve keśîrun fakat birçoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa[528] gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.