| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kasas 45. Ayet (28:45:3) | قُرُونًا | قرونا | kurûnen | birçok nesiller | ق ر ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, âyetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 146. Ayet (3:146:7) | كَث۪يرٌۚ | كثير | keśîrun | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever. | |||||
| 3 | Nisâ 1. Ayet (4:1:17) | كَث۪يرًا | كثيرا | keśîran | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. | |||||
| 4 | En'am 119. Ayet (6:119:21) | كَث۪يرًا | كثيرا | keśîran | birçokları | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir.[191] Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir. | |||||
| 5 | A'raf 179. Ayet (7:179:0) | كَث۪يرًا | كثيرا | keśîran | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.[235] | |||||
| 6 | Tevbe 25. Ayet (9:25:0) | كَث۪يرَةٍۙ | كثيرة | keśîratin | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisingeriye dönüp kaçmıştınız.[255] | |||||
| 7 | Mü'minûn 19. Ayet (23:19:11) | كَث۪يرَةٌ | كثيرة | keśîratun | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz. | |||||
| 8 | Mü'minûn 21. Ayet (23:21:13) | كَث۪يرَةٌ | كثيرة | keśîratun | daha birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de. | |||||
| 9 | Furkan 14. Ayet (25:14:8) | كَث۪يرًا | كثيرا | keśîrâ(n) | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Kendilerine) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir.) | |||||
| 10 | Yâsîn 62. Ayet (36:62:5) | كَث۪يرًاۜ | كثيرا | keśîrâ(an) | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?” | |||||
| 11 | Fetih 19. Ayet (48:19:2) | كَث۪يرَةً | كثيرة | keśîraten | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih[497] ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 12 | Fetih 20. Ayet (48:20:4) | كَث۪يرَةً | كثيرة | keśîraten | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü’minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin. | |||||
| 13 | Hucurât 7. Ayet (49:7:9) | كَث۪يرٍ | كثير | keśîrin | birçok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir. | |||||
| 14 | Nisâ 176. Ayet (4:176:34) | كَانُٓوا | كانوا | kânû | olursa (birçok) | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. | |||||
| 15 | Beled 6. Ayet (90:6:4) | لُبَدًاۜ | لبدا | lubedâ(n) | birçok | ل ب د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yığınla mal harcadım” diyor. | |||||
| 16 | Yâsîn 73. Ayet (36:73:3) | مَنَافِعُ | منافع | menâfi’u | birçok yararlar | ن ف ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi? | |||||
| 17 | Hadîd 25. Ayet (57:25:17) | وَمَنَافِعُ | ومنافع | ve menâfi’u | ve birçok yararlar | ن ف ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||