"bir düşman" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 7 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 En'am 142. Ayet (6:142:15) عَدُوٌّ عدو ‘aduvvun bir düşmandır ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir.[198] Allah’ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
2 Yusuf 5. Ayet (12:5:15) عَدُوٌّ عدو ‘aduvvun bir düşmandır ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Babası, şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”
3 Furkan 31. Ayet (25:31:5) عَدُوًّا عدوا ‘aduvven bir düşman ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.
4 Kasas 8. Ayet (28:8:6) عَدُوًّا عدوا ‘aduvven bir düşman ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
5 Kasas 15. Ayet (28:15:36) عَدُوٌّ عدو ‘aduvvun bir düşmandır ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, “Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır” dedi.[413]
6 Zuhruf 62. Ayet (43:62:6) عَدُوٌّ عدو ‘aduvvun bir düşmandır ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
7 Mümtehine 4. Ayet (60:4:26) الْعَدَاوَةُ العداوة l-’adâvetu bir düşmanlık ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538]