"bir kısmını" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 40 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 85. Ayet (2:85:27) بِبَعْضٍۚ ببعض bi-ba’d(in) bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
2 Bakara 188. Ayet (2:188:11) فَر۪يقًا فريقا ferîkan bir kısmını ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
3 Bakara 251. Ayet (2:251:18) بَعْضَهُمْ بعضهم ba’dahum bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût’u öldürdü. Allah, ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah’ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.
4 Bakara 271. Ayet (2:271:15) مِنْ من min bir kısmını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
5 Âl-i İmran 127. Ayet (3:127:2) طَرَفًا طرفا tarafen bir kısmını ط ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de Allah bunu, inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
6 Âl-i İmran 154. Ayet (3:154:10) طَٓائِفَةً طائفة tâ-ifeten bir kısmınızı ط و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; “Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok” diyorlardı. De ki: “Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: “Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.”
7 Âl-i İmran 154. Ayet (3:154:12) وَطَٓائِفَةٌ وطائفة ve tâ-ifetun ve bir kısmınız da ط و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; “Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok” diyorlardı. De ki: “Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: “Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.”
8 Nisâ 4. Ayet (4:4:9) شَيْءٍ شيء şey-in bir kısmını ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
9 Nisâ 19. Ayet (4:19:15) بِبَعْضِ ببعض biba’di bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayâsızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.[111]
10 Nisâ 32. Ayet (4:32:7) بَعْضَكُمْ بعضكم ba’dakum bir kısmınızı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah’tan, O’nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
11 Nisâ 34. Ayet (4:34:8) بَعْضَهُمْ بعضهم ba’dahum bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
12 Mâide 51. Ayet (5:51:12) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) bir kısmının ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.[152]
13 Mâide 70. Ayet (5:70:16) فَر۪يقًا فريقا ferîkan bir kısmını ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
14 Mâide 70. Ayet (5:70:18) وَفَر۪يقًا وفريقا ve ferîkan ve bir kısmını da ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
15 En'am 129. Ayet (6:129:3) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
16 A'raf 24. Ayet (7:24:3) بَعْضُكُمْ بعضكم ba’dukum bır kısmınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.”
17 Enfal 72. Ayet (8:72:0) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) bir kısmının ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
18 Tevbe 66. Ayet (9:66:0) طَٓائِفَةٍ طائفة tâ-ifetin bir kısmını ط و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.
19 Tevbe 117. Ayet (9:117:0) فَر۪يقٍ فريق ferîkin bir kısmının ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
20 Yunus 46. Ayet (10:46:0) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.
21 Yunus 59. Ayet (10:59:0) حَرَامًا حراما harâmen (bir kısmını) haram ح ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
22 Yunus 59. Ayet (10:59:0) وَحَلَالًاۜ وحلالا ve halâlen (bir kısmını) helal ح ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
23 Hûd 12. Ayet (11:12:3) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) “Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
24 Ra'd 36. Ayet (13:36:12) بَعْضَهُۜ بعضه ba’dah(u) onun bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”
25 Ra'd 40. Ayet (13:40:4) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara va’dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.[292]
26 İbrahim 10. Ayet (14:10:12) مِنْ من min bir kısmını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.
27 Nahl 25. Ayet (16:25:6) وَمِنْ ومن ve min ve bir kısmını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür.
28 Tâhâ 123. Ayet (20:123:5) بَعْضُكُمْ بعضكم ba’dukum bir kısmınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.”
29 Ankebut 25. Ayet (29:25:17) بَعْضُكُمْ بعضكم ba’dukum bir kısmınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
30 Ankebut 25. Ayet (29:25:20) بَعْضُكُمْ بعضكم ba’dukum bir kısmınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
31 Rum 41. Ayet (30:41:11) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.[427]
32 Ahzab 26. Ayet (33:26:13) فَر۪يقًا فريقا ferîkan bir kısmını ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
33 Ahzab 26. Ayet (33:26:16) فَر۪يقًاۚ فريقا ferîkâ(n) bir kısmını da ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
34 Mü'min 77. Ayet (40:77:8) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
35 Zuhruf 63. Ayet (43:63:11) بَعْضَ بعض ba’da bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
36 Ahkaf 31. Ayet (46:31:10) مِنْ من min -dan bir kısmını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın.”
37 Muhammed 4. Ayet (47:4:29) بَعْضَكُمْ بعضكم ba’dakum bir kısmınızı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur.[493] Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
38 Hucurât 2. Ayet (49:2:16) بَعْضِكُمْ بعضكم ba’dikum bir kısmınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
39 Tahrim 3. Ayet (66:3:15) بَعْضَهُ بعضه ba’dahu onun bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
40 Nûh 4. Ayet (71:4:3) مِنْ من min bir kısmını مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 3,4. “Allah’a ibadet edin. O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”