"birine" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 33 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 118. Ayet (2:118:18) تَشَابَهَتْ تشابهت teşâbehet birbirine benzedi ش ب ه
Diyanet İşleri (Yeni) Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
2 Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:13) مُتَشَابِهَاتٌۜ متشابهات muteşâbihât(un) birbirine benzer(dir) ش ب ه
Diyanet İşleri (Yeni) O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
3 Âl-i İmran 73. Ayet (3:73:14) اَحَدٌ احد ehadun birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın” (dediler). De ki: “Şüphesiz hidayet, Allah’ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”
4 Nisâ 12. Ayet (4:12:62) وَاحِدٍ واحد vâhidin birine و ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
5 Nisâ 20. Ayet (4:20:8) اِحْدٰيهُنَّ احديهن ihdâhunne onlardan birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?[112]
6 Nisâ 33. Ayet (4:33:1) وَلِكُلٍّ ولكل ve li-kullin ve her birine ك ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin.[114] Şüphesiz Allah her şeye şahittir.
7 Nisâ 129. Ayet (4:129:11) كُلَّ كل kulle (birine) tamamen ك ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
8 En'am 99. Ayet (6:99:30) مُشْتَبِهًا مشتبها muştebihen (kimi) birbirine benzer ش ب ه
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
9 En'am 141. Ayet (6:141:14) مُتَشَابِهًا متشابها muteşâbihen birbirine benzer ش ب ه
Diyanet İşleri (Yeni) O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
10 Enfal 11. Ayet (8:11:0) وَلِيَرْبِطَ وليربط ve liyerbita ve (birbirine) bağlamak için ر ب ط
Diyanet İşleri (Yeni) Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
11 Tevbe 102. Ayet (9:102:0) خَلَطُوا خلطوا ḣaletû birbirine karıştırdılar خ ل ط
Diyanet İşleri (Yeni) Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
12 Yunus 24. Ayet (10:24:0) فَاخْتَلَطَ فاختلط faḣteleta birbirine karıştığı خ ل ط
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
13 Yusuf 31. Ayet (12:31:11) وَاحِدَةٍ واحدة vâhidetin birine و ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yûsuf’u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler.
14 Ra'd 4. Ayet (13:4:4) مُتَجَاوِرَاتٌ متجاورات mutecâvirâtun birbirine komşu ج و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.
15 İbrahim 49. Ayet (14:49:4) مُقَرَّن۪ينَ مقرنين mukarranîne birbirine yaklaştırılmış ق ر ن
Diyanet İşleri (Yeni) O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.
16 Nahl 58. Ayet (16:58:3) اَحَدُهُمْ احدهم ehaduhum onlardan birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!
17 Kehf 22. Ayet (18:22:33) اَحَدًا۟ احدا ehadâ(n) hiçbirine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: “Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine, “Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Şöyle de diyecekler: “Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki: “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O hâlde, onlar hakkında (Kur’an’daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma.”
18 Kehf 32. Ayet (18:32:6) لِاَحَدِهِمَا لاحدهما li-ehadihimâ ikisinden birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.
19 Mü'minûn 99. Ayet (23:99:4) اَحَدَهُمُ احدهم ehadehumu onlardan birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) 99,100. Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
20 Nûr 2. Ayet (24:2:5) وَاحِدٍ واحد vâhidin birine و ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.
21 Furkan 53. Ayet (25:53:3) مَرَجَ مرج merace birbirine salmıştır م ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.
22 Kasas 48. Ayet (28:48:22) تَظَاهَرَا۠ تظاهرا tezâherâ birbirine destek olan ظ ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara katımızdan gerçek gelince, “Mûsâ’ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi? Onlar, “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor” dediler. “Biz hepsini inkâr ediyoruz” dediler.
23 Kasas 51. Ayet (28:51:2) وَصَّلْنَا وصلنا vassalnâ biz birbirine bitiştirdik و ص ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur’an âyetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.
24 Sebe' 45. Ayet (34:45:7) مِعْشَارَ معشار mi’şâra onda birine bile ع ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!
25 Sâd 38. Ayet (38:38:2) مُقَرَّن۪ينَ مقرنين mukarranîne birbirine bağlanmış ق ر ن
Diyanet İşleri (Yeni) 37,38. Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.
26 Zümer 23. Ayet (39:23:6) مُتَشَابِهًا متشابها muteşâbihen birbirine benzer ش ب ه
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.
27 Zuhruf 17. Ayet (43:17:3) اَحَدُهُمْ احدهم ehaduhum onlardan birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan biri, Rahmân’a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.
28 Kaf 10. Ayet (50:10:5) نَض۪يدٌۙ نضيد nadîd(un) birbirine girmiş ن ض د
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10,11. Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
29 Rahman 19. Ayet (55:19:3) يَلْتَقِيَانِۙ يلتقيان yeltekiyân(i) birbirine kavuşuyorlar ل ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.[518]
30 Rahman 20. Ayet (55:20:4) يَبْغِيَانِۚ يبغيان yebġiyân(i) (birbirine) geçip karışmıyorlar ب غ ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
31 Tahrim 3. Ayet (66:3:5) بَعْضِ بعض ba’di birine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
32 Kalem 10. Ayet (68:10:3) كُلَّ كل kulle hiçbirine ك ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
33 Nebe' 16. Ayet (78:16:2) اَلْفَافًاۜ الفافا elfâfâ(n) birbirine sarmaş dolaş ل ف ف
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.