| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 194. Ayet (3:194:13) | تُخْلِفُ | تخلف | tuḣlifu | caymazsın | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va’dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va’dinden dönmezsin.” | |||||
| 2 | Ra'd 31. Ayet (13:31:50) | يُخْلِفُ | يخلف | yuḣlifu | caymaz | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. | |||||
| 3 | Hacc 47. Ayet (22:47:4) | يُخْلِفَ | يخلف | yuḣlifa | caymaz | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. | |||||
| 4 | Rum 6. Ayet (30:6:4) | يُخْلِفُ | يخلف | yuḣlifu | caymaz | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler. | |||||
| 5 | Zümer 20. Ayet (39:20:18) | يُخْلِفُ | يخلف | yuḣlifu | caymaz | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez. | |||||