"dağın" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 9 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 93. Ayet (2:93:6) الطُّورَۜ الطور ttûra Tur(dağın)ı ط و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
2 Bakara 260. Ayet (2:260:28) جَبَلٍ جبل cebelin dağın ج ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
3 A'raf 143. Ayet (7:143:29) دَكًّا دكا dekken darmadağın د ك ك
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi, dağa tecelli edince[228] onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi.
4 İsrâ 16. Ayet (17:16:14) تَدْم۪يرًا تدميرا tedmîrâ(n) darmadağın د م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de[312] onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.
5 Kehf 96. Ayet (18:96:8) الصَّدَفَيْنِ الصدفين ssadefeyni iki dağın ص د ف
Diyanet İşleri (Yeni) “Bana (yeterince) demir madeni[336] getirin” dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi.
6 Ahzab 23. Ayet (33:23:12) نَحْبَهُ نحبه nahbehu adağını ن ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
7 Sebe' 19. Ayet (34:19:10) وَمَزَّقْنَاهُمْ ومزقناهم ve mezzaknâhum onları darmadağın ettik م ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
8 Haşr 14. Ayet (59:14:18) شَتّٰىۜ شتى şettâ dağınıktır ش ت ت
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
9 Tîn 2. Ayet (95:2:1) وَطُورِ وطور ve tûri ve dağına ط و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sinâ dağına andolsun,