| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 74. Ayet (7:74:16) | الْجِبَالَ | الجبال | l-cibâle | dağlarını | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” | |||||
| 2 | Hûd 42. Ayet (11:42:6) | كَالْجِبَالِ | كالجبال | kel-cibâli | dağlar gibi | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi. | |||||
| 3 | Ra'd 3. Ayet (13:3:7) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | sabit dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır.[289] O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. | |||||
| 4 | Ra'd 31. Ayet (13:31:6) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağların | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. | |||||
| 5 | İbrahim 46. Ayet (14:46:12) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâl(u) | dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir). | |||||
| 6 | Hicr 19. Ayet (15:19:5) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | sağlam dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik. | |||||
| 7 | Hicr 82. Ayet (15:82:4) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlardan | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı. | |||||
| 8 | Nahl 15. Ayet (16:15:4) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 15,16. Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar. | |||||
| 9 | Nahl 68. Ayet (16:68:8) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlardan | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.” | |||||
| 10 | Nahl 81. Ayet (16:81:10) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlarda | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor. | |||||
| 11 | İsrâ 37. Ayet (17:37:12) | الْجِبَالَ | الجبال | l-cibâle | dağlara | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin. | |||||
| 12 | Kehf 47. Ayet (18:47:3) | الْجِبَالَ | الجبال | l-cibâle | dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız. | |||||
| 13 | Meryem 90. Ayet (19:90:8) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91. Rahman’a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir! | |||||
| 14 | Tâhâ 105. Ayet (20:105:3) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlar- | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savuracak.” | |||||
| 15 | Enbiyâ 31. Ayet (21:31:4) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | yüksek dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik. | |||||
| 16 | Enbiyâ 79. Ayet (21:79:10) | الْجِبَالَ | الجبال | l-cibâle | dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.[368] | |||||
| 17 | Hacc 18. Ayet (22:18:16) | وَالْجِبَالُ | والجبال | vel-cibâlu | ve dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar. | |||||
| 18 | Nûr 43. Ayet (24:43:22) | جِبَالٍ | جبال | cibâlin | dağlar- | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak. | |||||
| 19 | Şu'arâ 149. Ayet (26:149:3) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlar- | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.” | |||||
| 20 | Neml 61. Ayet (27:61:10) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | sağlam dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var!? Hayır, onların çoğu bilmiyor! | |||||
| 21 | Neml 88. Ayet (27:88:2) | الْجِبَالَ | الجبال | l-cibâle | dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 22 | Lokman 10. Ayet (31:10:9) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | sağlam ve yüksek dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik. | |||||
| 23 | Ahzab 72. Ayet (33:72:7) | وَالْجِبَالِ | والجبال | vel-cibâli | ve dağlara | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.[443] | |||||
| 24 | Sebe' 10. Ayet (34:10:7) | جِبَالُ | جبال | cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 10,11. Andolsun, Davud’a tarafımızdan bir lütuf verdik. “Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin” dedik ve “(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. “Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm” diye vahyettik. | |||||
| 25 | Fâtır 27. Ayet (35:27:15) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlardan | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var. | |||||
| 26 | Sâd 18. Ayet (38:18:3) | الْجِبَالَ | الجبال | l-cibâle | dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi. | |||||
| 27 | Şûrâ 32. Ayet (42:32:6) | كَالْاَعْلَامِۜ | كالاعلام | kel-a’lâm(i) | dağlar gibi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Denizde dağlar gibi yüzen gemiler, O’nun varlığının delillerindendir. | |||||
| 28 | Kaf 7. Ayet (50:7:5) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | sağlam dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik. | |||||
| 29 | Tûr 10. Ayet (52:10:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar yürüdükçe yürür. | |||||
| 30 | Rahman 24. Ayet (55:24:6) | كَالْاَعْلَامِۚ | كالاعلام | kel-a’lâm(i) | koca dağlar gibi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O’nundur. | |||||
| 31 | Vâkı'a 5. Ayet (56:5:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır. | |||||
| 32 | Hâkka 14. Ayet (69:14:3) | وَالْجِبَالُ | والجبال | vel-cibâlu | ve dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14,15. Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur. | |||||
| 33 | Meâric 9. Ayet (70:9:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla. | |||||
| 34 | Müzzemmil 14. Ayet (73:14:4) | وَالْجِبَالُ | والجبال | vel-cibâlu | ve dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla. | |||||
| 35 | Müzzemmil 14. Ayet (73:14:6) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla. | |||||
| 36 | Mürselât 10. Ayet (77:10:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, | |||||
| 37 | Mürselât 27. Ayet (77:27:3) | رَوَاسِيَ | رواسي | ravâsiye | dağlar | ر س و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi? | |||||
| 38 | Nebe' 7. Ayet (78:7:1) | وَالْجِبَالَ | والجبال | vel-cibâle | ve dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı? | |||||
| 39 | Nebe' 20. Ayet (78:20:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar yürütülür, serap hâline gelir. | |||||
| 40 | Nâzi'ât 32. Ayet (79:32:1) | وَالْجِبَالَ | والجبال | vel-cibâle | ve dağları | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi. | |||||
| 41 | Tekvîr 3. Ayet (81:3:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar, yürütüldüğü zaman, | |||||
| 42 | Gâşiye 19. Ayet (88:19:2) | الْجِبَالِ | الجبال | l-cibâli | dağlara | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir! | |||||
| 43 | Kâri'a 5. Ayet (101:5:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır. | |||||