"değil" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 385 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 113. Ayet (3:113:1) لَيْسُوا ليسوا leysû (ama) hepsi değildir ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.[98]
2 Nahl 77. Ayet (16:77:8) اِلَّا الا illâ (başka değil) ancak إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Kıyamet’in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
3 Zuhruf 35. Ayet (43:35:2) وَاِنْ وان ve in (başka) değil إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.
4 Mücadele 2. Ayet (58:2:6) مَا ما (bilsinler ki) değildir مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden kadınlarına zıhar[529] yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
5 Yusuf 111. Ayet (12:111:9) كَانَ كان kâne (bu) değildir ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.
6 Bakara 94. Ayet (2:94:10) مِنْ من min (değil de) مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!”
7 Yunus 78. Ayet (10:78:0) وَمَا وما ve mâ (fakat) değiliz مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
8 Nisâ 18. Ayet (4:18:1) وَلَيْسَتِ وليست ve leyseti (geçerli) değildir ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tövbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
9 Âl-i İmran 95. Ayet (3:95:8) وَمَا وما ve mâ (O) değil مَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
10 Ahzab 13. Ayet (33:13:19) عَوْرَةٌ عورة ‘avratun (sağlam değil) açıktır ع و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlardan bir grup, “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkânınız yok. Haydi geri dönün” demişti. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
11 En'am 123. Ayet (6:123:15) يَشْعُرُونَ يشعرون yeş’urûn(e) ama farkında değillerdir ش ع ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
12 Asr 3. Ayet (103:3:1) اِلَّا الا illâ ancak (ziyanda değillerdir) إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).
13 Mâide 91. Ayet (5:91:18) فَهَلْ فهل fehel artık değil mi? هَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
14 Âl-i İmran 182. Ayet (3:182:7) لَيْسَ ليس leyse asla değildir ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır.” Allah, kullara asla zulmedici değildir.
15 Meryem 64. Ayet (19:64:15) وَمَا وما ve mâ asla değildir مَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Cebrail, şöyle dedi:) “Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O’nundur. Rabbin unutkan değildir.”[348]
16 Mâide 110. Ayet (5:110:62) اِلَّا الا illâ başka bir şey değil إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
17 A'raf 155. Ayet (7:155:0) اِلَّا الا illâ başka bir şey değildir إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.
18 En'am 25. Ayet (6:25:30) اِلَّٓا الا illâ başka değildir إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
19 İbrahim 10. Ayet (14:10:21) اِلَّا الا illâ başka değilsiniz إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.
20 A'raf 172. Ayet (7:172:0) اَلَسْتُ الست elestu ben değil miyim? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir.
21 En'am 66. Ayet (6:66:7) لَسْتُ لست lestu ben değilim ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) O (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim.”[179]
22 Meryem 20. Ayet (19:20:10) اَكُ اك eku ben değilim ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.
23 A'raf 113. Ayet (7:113:7) لَاَجْرًا لاجرا le-ecran bir mükafat var (değil mi?) أ ج ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sihirbazlar Firavun’a geldiler. “Galip gelenler biz olursak mutlaka bize bir mükâfat vardır, değil mi?” dediler.
24 En'am 23. Ayet (6:23:11) كُنَّا كنا kunnâ biz değildik ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır.
25 Şu'arâ 209. Ayet (26:209:3) كُنَّا كنا kunnâ biz değildik ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
26 Zuhruf 13. Ayet (43:13:18) كُنَّا كنا kunnâ biz değildik ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
27 Yusuf 81. Ayet (12:81:16) كُنَّا كنا kunnâ biz değiliz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik.”
28 Mü'minûn 17. Ayet (23:17:7) كُنَّا كنا kunnâ biz değiliz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık.[383] Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.
29 Kasas 59. Ayet (28:59:15) كُنَّا كنا kunnâ biz değiliz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin, ülkelerin merkezî yerlerine, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helâk edici değildir. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz.
30 Fatiha 7. Ayet (1:7:5) غَيْرِ غير ġayri değil غ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
31 Bakara 102. Ayet (2:102:55) وَلَا ولا velâ değil  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Hâlbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!
32 Hûd 81. Ayet (11:81:28) اَلَيْسَ اليس eleyse değil mi? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Konukları şöyle dedi: “Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!”
33 Tâhâ 133. Ayet (20:133:2) لَوْلَا لولا levlâ değil mi? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?
34 Enbiyâ 3. Ayet (21:3:7) هَلْ هل hel değil mi? هَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Rab’lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: “Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?”
35 Mü'minûn 105. Ayet (23:105:2) تَكُنْ تكن tekun değil mi? ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Âyetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?” der.
36 Furkan 7. Ayet (25:7:10) لَوْلَٓا لولا levlâ değil mi? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!”
37 Furkan 21. Ayet (25:21:6) لَوْلَٓا لولا levlâ değil mi? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bize kavuşacaklarını ummayanlar, “Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!” dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.
38 Şu'arâ 197. Ayet (26:197:2) يَكُنْ يكن yekun değil mi? ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
39 Zümer 36. Ayet (39:36:1) اَلَيْسَ اليس e-leysa değil mi? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
40 Zuhruf 51. Ayet (43:51:8) اَلَيْسَ اليس eleyse değil mi? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?”
41 Câsiye 31. Ayet (45:31:5) تَكُنْ تكن tekun değil mi? ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlere gelince, onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz?”
42 Kıyamet 40. Ayet (75:40:1) اَلَيْسَ اليس eleyse değil mi? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?
43 Fecr 5. Ayet (89:5:1) هَلْ هل hel değil mi? هَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.
44 En'am 53. Ayet (6:53:12) اَلَيْسَ اليس eleyse değil midir? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?
45 Nahl 35. Ayet (16:35:27) فَهَلْ فهل fe-hel değil midir? هَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
46 Ankebut 10. Ayet (29:10:25) اَوَلَيْسَ اوليس eve-leyse değil midir? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan öyleleri vardır ki, “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, “Biz de sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?
47 Yâsîn 81. Ayet (36:81:1) اَوَلَيْسَ اوليس eve-leyse değil midir? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
48 Zümer 37. Ayet (39:37:8) اَلَيْسَ اليس eleysa değil midir? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam sahibi değil midir?
49 Rahman 60. Ayet (55:60:1) هَلْ هل hel değil midir? هَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.
50 Tîn 8. Ayet (95:8:1) اَلَيْسَ اليس eleyse değil midir? ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?