| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 193. Ayet (7:193:0) | اَدَعَوْتُمُوهُمْ | ادعوتموهم | ede’avtumûhum | onları çağırmanız | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız). | |||||
| 2 | İbrahim 22. Ayet (14:22:21) | دَعَوْتُكُمْ | دعوتكم | de’avtukum | sizi davet etmekten | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır.” | |||||
| 3 | Nûh 5. Ayet (71:5:4) | دَعَوْتُ | دعوت | de’avtu | da'vet ettim | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.” | |||||
| 4 | Nûh 7. Ayet (71:7:3) | دَعَوْتُهُمْ | دعوتهم | de’avtuhum | onları da'vet ettimse | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler.” | |||||
| 5 | Nûh 8. Ayet (71:8:3) | دَعَوْتُهُمْ | دعوتهم | de’avtuhum | onları da'vet ettim | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra ben onları açık açık davet ettim.” | |||||