| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 283. Ayet (2:283:13) | بَعْضًا | بعضا | ba’dan | diğerinize | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. | |||||
| 2 | Nisâ 34. Ayet (4:34:10) | بَعْضٍ | بعض | ba’din | diğerinin | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. | |||||
| 3 | A'raf 24. Ayet (7:24:4) | لِبَعْضٍ | لبعض | li-ba’din | diğerinize | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.” | |||||
| 4 | Enfal 37. Ayet (8:37:0) | بَعْضٍ | بعض | ba’din | diğerinin | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | |||||
| 5 | Ra'd 4. Ayet (13:4:19) | بَعْضٍ | بعض | ba’din | diğerinin | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. | |||||
| 6 | Tâhâ 123. Ayet (20:123:6) | لِبَعْضٍ | لبعض | li-ba’din | diğerinize | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.” | |||||
| 7 | Nûr 40. Ayet (24:40:17) | بَعْضٍۜ | بعض | ba’din | diğerinin | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.[389] | |||||
| 8 | Nûr 58. Ayet (24:58:42) | بَعْضٍۜ | بعض | ba’d(in) | diğerinin | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 9 | Nûr 63. Ayet (24:63:8) | بَعْضًاۜ | بعضا | ba’dâ(an) | diğerini | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. | |||||
| 10 | Ankebut 25. Ayet (29:25:18) | بِبَعْضٍ | ببعض | bi-ba’din | diğerini | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.” | |||||
| 11 | Ankebut 25. Ayet (29:25:21) | بَعْضًاۘ | بعضا | ba’dan | diğerini | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.” | |||||
| 12 | Zümer 7. Ayet (39:7:19) | اُخْرٰىۜ | اخرى | uḣrâ | diğerinin | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. | |||||
| 13 | Câsiye 19. Ayet (45:19:12) | بَعْضٍۚ | بعض | ba’d(in) | diğerinin | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü onlar, Allah’a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur. | |||||
| 14 | Hucurât 12. Ayet (49:12:18) | بَعْضًاۜ | بعضا | ba’dâ(an) | diğerinizi | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir. | |||||
| 15 | Kalem 30. Ayet (68:30:4) | بَعْضٍ | بعض | ba’din | diğerini | ب ع ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar. | |||||