"dost" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 75 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 120. Ayet (2:120:29) وَلِيٍّ ولي veliyyin bir dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
2 Bakara 254. Ayet (2:254:17) خُلَّةٌ خلة ḣulletun dostluğun خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
3 Bakara 257. Ayet (2:257:2) وَلِيُّ ولي veliyyu dostudur و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.
4 Bakara 257. Ayet (2:257:12) اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ اولياؤهم evliyâuhumu dostları da و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.
5 Âl-i İmran 28. Ayet (3:28:5) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah’adır.
6 Âl-i İmran 28. Ayet (3:28:16) شَيْءٍ شيء şey-in bir şey (dostluğu) ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah’adır.
7 Âl-i İmran 68. Ayet (3:68:12) وَلِيُّ ولي veliyyu dostudur و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, insanların İbrahim’e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) ve mü’minlerdir. Allah da mü’minlerin dostudur.
8 Âl-i İmran 118. Ayet (3:118:7) بِطَانَةً بطانة bitâneten kendinize dost ب ط ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
9 Âl-i İmran 122. Ayet (3:122:8) وَلِيُّهُمَاۜ وليهما veliyyuhumâ kendilerinin dostu idi و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü’minler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.[99]
10 Âl-i İmran 175. Ayet (3:175:5) اَوْلِيَٓاءَهُۖ اولياءه evliyâehu kendi dostlarından و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) O şeytan[102] sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun.
11 Nisâ 25. Ayet (4:25:34) اَخْدَانٍۚ اخدان aḣdân(in) dost خ د ن
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
12 Nisâ 45. Ayet (4:45:6) وَلِيًّاۗ وليا veliyyen dost olarak و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.
13 Nisâ 76. Ayet (4:76:14) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostlarıyle و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tâğût[125] yolunda savaşırlar. O hâlde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.
14 Nisâ 89. Ayet (4:89:11) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostlar و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
15 Nisâ 89. Ayet (4:89:26) وَلِيًّا وليا veliyyen (ne) bir dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
16 Nisâ 119. Ayet (4:119:14) وَلِيًّا وليا veliyyen dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.”[132] Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
17 Nisâ 123. Ayet (4:123:18) وَلِيًّا وليا veliyyen (ne) bir dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
18 Nisâ 125. Ayet (4:125:17) خَل۪يلًا خليلا ḣalîlâ(n) dost خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim’in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim’i dost edindi.
19 Nisâ 139. Ayet (4:139:4) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
20 Nisâ 144. Ayet (4:144:8) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
21 Nisâ 173. Ayet (4:173:24) وَلِيًّا وليا veliyyen bir dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
22 Mâide 5. Ayet (5:5:32) اَخْدَانٍۜ اخدان eḣdân(in) gizli dost خ د ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.[145] Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.
23 Mâide 56. Ayet (5:56:2) يَتَوَلَّ يتول yetevella dost tutarsa و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kim Allah’ı, O‘nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.
24 Mâide 57. Ayet (5:57:19) اَوْلِيَٓاءَۚ اولياء evliyâ/(e) dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.
25 Mâide 80. Ayet (5:80:4) يَتَوَلَّوْنَ يتولون yetevellevne dostluk ettiklerini و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah’ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedî kalıcıdırlar.
26 En'am 14. Ayet (6:14:5) وَلِيًّا وليا veliyyen dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).”
27 En'am 51. Ayet (6:51:13) وَلِيٌّ ولي veliyyun ne dostları و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar.
28 En'am 70. Ayet (6:70:22) وَلِيٌّ ولي veliyyun ne bir dostu و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.
29 En'am 121. Ayet (6:121:15) اَوْلِيَٓائِهِمْ اوليائهم evliyâihim dostlarına و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192]
30 En'am 127. Ayet (6:127:7) وَلِيُّهُمْ وليهم veliyyuhum onların dostudur و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Rableri katında selâm yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.
31 En'am 128. Ayet (6:128:12) اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ اولياؤهم evliyâuhum onların dostları و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
32 A'raf 27. Ayet (7:27:28) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostları و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
33 A'raf 30. Ayet (7:30:10) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostlar و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık lâyık oldu. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.
34 Tevbe 116. Ayet (9:116:0) وَلِيٍّ ولي veliyyin dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
35 Yunus 62. Ayet (10:62:0) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostları için و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.
36 Hûd 20. Ayet (11:20:14) اَوْلِيَٓاءَۢ اولياء evliyâ/(e) dostları و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah’tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.
37 Hûd 113. Ayet (11:113:14) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dost(lar) و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
38 Yusuf 54. Ayet (12:54:5) اَسْتَخْلِصْهُ استخلصه estaḣlishu onu özel (dost) yapayım خ ل ص
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım”, dedi. Onunla konuşunca dedi ki: “Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin.”
39 Ra'd 37. Ayet (13:37:18) وَلِيٍّ ولي veliyyin dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece biz onu (Kur’an’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.
40 İbrahim 31. Ayet (14:31:21) خِلَالٌ خلال ḣilâl(un) bir dostluk خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.
41 Nahl 63. Ayet (16:63:13) وَلِيُّهُمُ وليهم veliyyuhumu onların dostudur و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.
42 Nahl 100. Ayet (16:100:5) يَتَوَلَّوْنَهُ يتولونه yetevellevnehu onu dost tutan(lar) و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.
43 İsrâ 73. Ayet (17:73:13) خَل۪يلًا خليلا ḣalîlâ(n) dost خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.
44 Kehf 17. Ayet (18:17:33) وَلِيًّا وليا veliyyen bir dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.
45 Kehf 50. Ayet (18:50:18) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostlar و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!
46 Kehf 102. Ayet (18:102:9) اَوْلِيَٓاءَۜ اولياء evliyâ/(e) veliler (dost) و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık.
47 Meryem 45. Ayet (19:45:12) وَلِيًّا وليا veliyyâ(n) dostu و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum.”
48 Furkan 28. Ayet (25:28:7) خَل۪يلًا خليلا ḣalîlâ(n) dost خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”
49 Şu'arâ 101. Ayet (26:101:2) صَد۪يقٍ صديق sadîkin bir dostumuz ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Candan bir dostumuz da yok.”
50 Ankebut 41. Ayet (29:41:7) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostlar و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!