| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 600 | Hucurât 9. Ayet (49:9:21) | فَاِنْ | فان | fe-in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever. | |||||
| 601 | Hucurât 14. Ayet (49:14:15) | وَاِنْ | وان | ve in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin.[500] Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” | |||||
| 602 | Hucurât 17. Ayet (49:17:17) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Müslüman olmalarını bir lütufta bulunmuş gibi sana hatırlatıyorlar. De ki: “Müslüman olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın. Tam tersine eğer doğru kimselerseniz sizi imana erdirmesinden dolayı Allah size lütufta bulunmuş oluyor.” | |||||
| 603 | Tûr 34. Ayet (52:34:4) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler! | |||||
| 604 | Tûr 44. Ayet (52:44:1) | وَاِنْ | وان | ve in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökten düşmekte olan parçalar görseler, “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır” derler. | |||||
| 605 | Kamer 2. Ayet (54:2:1) | وَاِنْ | وان | ve in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve “Süregelen bir sihirdir” derler. | |||||
| 606 | Rahman 33. Ayet (55:33:5) | اِنِ | ان | ini | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz. | |||||
| 607 | Vâkı'a 76. Ayet (56:76:3) | لَوْ | لو | lev | eğer | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 75,76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir- | |||||
| 608 | Vâkı'a 77. Ayet (56:77:3) | كَر۪يمٌۙ | كريم | kerîm(un) | değerli | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, elbette değerli bir Kur’an’dır. | |||||
| 609 | Vâkı'a 86. Ayet (56:86:2) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! | |||||
| 610 | Vâkı'a 87. Ayet (56:87:2) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! | |||||
| 611 | Vâkı'a 88. Ayet (56:88:2) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 88,89. Fakat (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır. | |||||
| 612 | Vâkı'a 90. Ayet (56:90:2) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir. | |||||
| 613 | Vâkı'a 92. Ayet (56:92:2) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. | |||||
| 614 | Hadîd 8. Ayet (57:8:13) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (bu çağrıya uyun). | |||||
| 615 | Hadîd 11. Ayet (57:11:12) | كَر۪يمٌۚ | كريم | kerîm(un) | değerli | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah’a güzel bir borç verecek ki, Allah da onu kendisine kat kat ödesin. Ona çok değerli bir mükâfat da vardır. | |||||
| 616 | Hadîd 18. Ayet (57:18:12) | كَر۪يمٌ | كريم | kerîm(un) | değerli | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır. | |||||
| 617 | Haşr 3. Ayet (59:3:1) | وَلَوْلَٓا | ولولا | ve levlâ | eğer olmasaydı | لَوْلَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır. | |||||
| 618 | Haşr 11. Ayet (59:11:13) | لَئِنْ | لئن | le-in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder. | |||||
| 619 | Haşr 12. Ayet (59:12:1) | لَئِنْ | لئن | le-in | andolsun eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer (kardeşleri Medine’den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez. | |||||
| 620 | Haşr 12. Ayet (59:12:6) | وَلَئِنْ | ولئن | ve le-in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer (kardeşleri Medine’den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez. | |||||
| 621 | Haşr 12. Ayet (59:12:10) | وَلَئِنْ | ولئن | ve le-in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer (kardeşleri Medine’den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez. | |||||
| 622 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:26) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 623 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:1) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 624 | Mümtehine 10. Ayet (60:10:13) | فَاِنْ | فان | fe-in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539] | |||||
| 625 | Mümtehine 11. Ayet (60:11:1) | وَاِنْ | وان | ve in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar[540] ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının. | |||||
| 626 | Saf 11. Ayet (61:11:13) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. | |||||
| 627 | Saf 12. Ayet (61:12:14) | عَدْنٍۜ | عدن | ‘adn(in) | durulmağa değer | عَدْنٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 628 | Cum'a 6. Ayet (62:6:6) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!” | |||||
| 629 | Cum'a 6. Ayet (62:6:16) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!” | |||||
| 630 | Cum'a 9. Ayet (62:9:20) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.[548] | |||||
| 631 | Münafikun 4. Ayet (63:4:5) | وَاِنْ | وان | ve in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar! | |||||
| 632 | Münafikun 8. Ayet (63:8:2) | لَئِنْ | لئن | le-in | andolsun eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diyorlardı. Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.[550] | |||||
| 633 | Teğabun 12. Ayet (64:12:5) | فَاِنْ | فان | fe-in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 634 | Teğabun 17. Ayet (64:17:1) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah, şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 635 | Talak 4. Ayet (65:4:7) | اِنِ | ان | ini | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir. | |||||
| 636 | Talak 6. Ayet (65:6:20) | فَاِنْ | فان | fe-in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir. | |||||
| 637 | Talak 6. Ayet (65:6:28) | وَاِنْ | وان | ve in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir. | |||||
| 638 | Tahrim 4. Ayet (66:4:1) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. | |||||
| 639 | Tahrim 4. Ayet (66:4:8) | وَاِنْ | وان | ve in | ve eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. | |||||
| 640 | Tahrim 5. Ayet (66:5:3) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. | |||||
| 641 | Mülk 10. Ayet (67:10:2) | لَوْ | لو | lev | eğer | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine şöyle derler: “Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık.” | |||||
| 642 | Mülk 21. Ayet (67:21:5) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular. | |||||
| 643 | Mülk 25. Ayet (67:25:5) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar. | |||||
| 644 | Mülk 28. Ayet (67:28:3) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?” | |||||
| 645 | Mülk 30. Ayet (67:30:3) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?” | |||||
| 646 | Kalem 22. Ayet (68:22:5) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 21,22. Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler. | |||||
| 647 | Kalem 41. Ayet (68:41:6) | اِنْ | ان | in | eğer | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını! | |||||
| 648 | Kalem 49. Ayet (68:49:1) | لَوْلَٓا | لولا | levlâ | eğer olmasaydı | لَوْلَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı. | |||||
| 649 | Hâkka 40. Ayet (69:40:4) | كَر۪يمٍۚ | كريم | kerîm(in) | değerli | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 38,39,40. Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür. | |||||