"eşler" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 102 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 19. Ayet (2:19:14) الصَّوَاعِقِ الصواعق ssavâ’iki yıldırım sesleri ص ع ق
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
2 Bakara 22. Ayet (2:22:21) اَنْدَادًا اندادا endâden eşler (denk) ن د د
Diyanet İşleri (Yeni) O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.
3 Bakara 25. Ayet (2:25:30) اَزْوَاجٌ ازواج ezvâcun eşler ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
4 Bakara 165. Ayet (2:165:8) اَنْدَادًا اندادا endâden eşler ن د د
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
5 Bakara 220. Ayet (2:220:13) فَاِخْوَانُكُمْۜ فاخوانكم fe-iḣvânukum sizin kardeşlerinizdir أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
6 Bakara 234. Ayet (2:234:5) اَزْوَاجًا ازواجا ezvâcen eşleri ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
7 Bakara 240. Ayet (2:240:5) اَزْوَاجًاۚ ازواجا ezvâcen eşler ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
8 Bakara 240. Ayet (2:240:7) لِاَزْوَاجِهِمْ لازواجهم li-ezvâcihim eşlerinin ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
9 Âl-i İmran 15. Ayet (3:15:17) وَاَزْوَاجٌ وازواج ve ezvâcun ve eşler ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.
10 Âl-i İmran 103. Ayet (3:103:19) اِخْوَانًاۚ اخوانا iḣvânen kardeşler أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.
11 Âl-i İmran 156. Ayet (3:156:10) لِاِخْوَانِهِمْ لاخوانهم li-iḣvânihim kardeşleri için أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.
12 Âl-i İmran 168. Ayet (3:168:3) لِاِخْوَانِهِمْ لاخوانهم li-iḣvânihim kardeşleri için أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlar), kendileri oturup kaldıkları hâlde kardeşleri için, “Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi” diyen kimselerdir. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz kendinizden ölümü savın.”
13 Nisâ 11. Ayet (4:11:46) اِخْوَةٌ اخوة iḣvetun kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
14 Nisâ 12. Ayet (4:12:5) اَزْوَاجُكُمْ ازواجكم ezvâcukum eşlerinizin ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
15 Nisâ 23. Ayet (4:23:5) وَاَخَوَاتُكُمْ واخواتكم ve eḣavâtukum ve kızkardeşleriniz أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.[113] Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
16 Nisâ 57. Ayet (4:57:16) اَزْوَاجٌ ازواج ezvâcun eşler de ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
17 Nisâ 130. Ayet (4:130:2) يَتَفَرَّقَا يتفرقا yeteferrakâ (eşler) ayrılırlarsa ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.
18 Nisâ 176. Ayet (4:176:35) اِخْوَةً اخوة iḣveten kardeşler أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
19 En'am 1. Ayet (6:1:14) يَعْدِلُونَ يعدلون ya’dilûn(e) eşler tutuyorlar ع د ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.
20 En'am 87. Ayet (6:87:4) وَاِخْوَانِهِمْۚ واخوانهم ve iḣvânihim ve kardeşlerinden أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
21 A'raf 65. Ayet (7:65:3) اَخَاهُمْ اخاهم eḣâhum kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
22 A'raf 73. Ayet (7:73:3) اَخَاهُمْ اخاهم eḣâhum kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
23 A'raf 85. Ayet (7:85:3) اَخَاهُمْ اخاهم eḣâhum kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.”
24 A'raf 202. Ayet (7:202:0) وَاِخْوَانُهُمْ واخوانهم ve iḣvânuhum kardeşleri ise أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.
25 Tevbe 11. Ayet (9:11:0) فَاِخْوَانُكُمْ فاخوانكم fe-iḣvânukum sizin kardeşlerinizdirler أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
26 Tevbe 23. Ayet (9:23:0) وَاِخْوَانَكُمْ واخوانكم ve iḣvânekum ve kardeşlerinizi أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
27 Tevbe 24. Ayet (9:24:0) وَاِخْوَانُكُمْ واخوانكم ve iḣvânukum ve kardeşleriniz أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.”
28 Tevbe 24. Ayet (9:24:0) وَاَزْوَاجُكُمْ وازواجكم ve ezvâcukum ve eşleriniz ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.”
29 Yunus 90. Ayet (10:90:0) فَاَتْبَعَهُمْ فاتبعهم fe-etbe’ahum onların peşlerine düştüler ت ب ع
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi.
30 Hûd 50. Ayet (11:50:3) اَخَاهُمْ اخاهم eḣâhum kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka sizin hiçbir ilâhınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz.”
31 Hûd 61. Ayet (11:61:3) اَخَاهُمْ اخاهم eḣâhum kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.[276] Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
32 Hûd 84. Ayet (11:84:3) اَخَاهُمْ اخاهم eḣâhum kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”
33 Yusuf 5. Ayet (12:5:8) اِخْوَتِكَ اخوتك iḣvetike kardeşlerine أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Babası, şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”
34 Yusuf 7. Ayet (12:7:5) وَاِخْوَتِه۪ٓ واخوته ve iḣvetihi ve kardeşlerinde أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Yûsuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır.
35 Yusuf 58. Ayet (12:58:2) اِخْوَةُ اخوة iḣvetu kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) (Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
36 Yusuf 100. Ayet (12:100:38) اِخْوَت۪يۜ اخوتي iḣvetî kardeşlerim أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
37 Ra'd 23. Ayet (13:23:8) وَاَزْوَاجِهِمْ وازواجهم ve ezvâcihim ve eşlerinden ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):
38 Ra'd 38. Ayet (13:38:8) اَزْوَاجًا ازواجا ezvâcen eşler ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
39 İbrahim 30. Ayet (14:30:3) اَنْدَادًا اندادا endâden eşler ن د د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.”
40 Hicr 47. Ayet (15:47:7) اِخْوَانًا اخوانا iḣvânen kardeşler olarak أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
41 Nahl 72. Ayet (16:72:6) اَزْوَاجًا ازواجا ezvâcen eşler ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
42 Nahl 72. Ayet (16:72:10) اَزْوَاجِكُمْ ازواجكم ezvâcikum eşlerinizden ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
43 İsrâ 27. Ayet (17:27:4) اِخْوَانَ اخوان iḣvâne kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.
44 Kehf 6. Ayet (18:6:5) اٰثَارِهِمْ اثارهم âśârihim peşlerinde أ ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Demek sen, bu söze (Kur’an’a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin![324]
45 Tâhâ 108. Ayet (20:108:8) الْاَصْوَاتُ الاصوات l-asvâtu sesler ص و ت
Diyanet İşleri (Yeni) O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.
46 Mü'minûn 6. Ayet (23:6:3) اَزْوَاجِهِمْ ازواجهم ezvâcihim eşleri ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
47 Nûr 6. Ayet (24:6:3) اَزْوَاجَهُمْ ازواجهم ezvâcehum eşlerini ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir.
48 Nûr 31. Ayet (24:31:35) اِخْوَانِهِنَّ اخوانهن iḣvânihinne kardeşleri أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
49 Nûr 31. Ayet (24:31:38) اِخْوَانِهِنَّ اخوانهن iḣvânihinne kardeşlerinin أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
50 Nûr 31. Ayet (24:31:41) اَخَوَاتِهِنَّ اخواتهن eḣavâtihinne kızkardeşlerinin أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!