| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 85. Ayet (3:85:13) | الْخَاسِر۪ينَ | الخاسرين | l-ḣâsirîn(e) | kaybedenlerden olacaktır | خ س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. | |||||
| 2 | Mâide 5. Ayet (5:5:43) | الْخَاسِر۪ينَ۟ | الخاسرين | l-ḣâsirîn(e) | kaybedenlerdendir | خ س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.[145] Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır. | |||||
| 3 | Mâide 53. Ayet (5:53:15) | خَاسِر۪ينَ | خاسرين | ḣâsirîn(e) | kaybedenlerden | خ س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O zaman) iman edenler derler ki: “Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin edenler şunlar mı?” Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır. | |||||
| 4 | En'am 21. Ayet (6:21:3) | مِمَّنِ | ممن | mimmeni | edenlerden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah’a karşı yalan uydurandan, ya da O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez. | |||||
| 5 | A'raf 11. Ayet (7:11:16) | السَّاجِد۪ينَ | الساجدين | ssâcidîn(e) | secde edenlerden | س ج د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” dedik. İblis’ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı. | |||||
| 6 | A'raf 17. Ayet (7:17:15) | شَاكِر۪ينَ | شاكرين | şâkirîn(e) | şükredenlerden | ش ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.” | |||||
| 7 | Yusuf 14. Ayet (12:14:9) | لَخَاسِرُونَ | لخاسرون | le-ḣâsirûn(e) | tamamen kaybedenlerdeniz | خ س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler. | |||||
| 8 | Enbiyâ 56. Ayet (21:56:13) | الشَّاهِد۪ينَ | الشاهدين | şşâhidîn(e) | şahidlik edenlerdenim | ش ه د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, dedi ki: “Hayır! Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir. O, bunları yaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim.” | |||||
| 9 | Enbiyâ 80. Ayet (21:80:10) | شَاكِرُونَ | شاكرون | şâkirûn(e) | şükredenlerden | ش ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz? | |||||
| 10 | Enbiyâ 85. Ayet (21:85:7) | الصَّابِر۪ينَۚ | الصابرين | ssâbirîn(e) | sabredenlerdendi | ص ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl’i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi. | |||||
| 11 | Kasas 80. Ayet (28:80:16) | الصَّابِرُونَ | الصابرون | ssâbirûn(e) | sabredenlerden | ص ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler. | |||||
| 12 | Sâffât 143. Ayet (37:143:5) | الْمُسَبِّح۪ينَۙ | المسبحين | l-musebbihîn(e) | tesbih edenlerden | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 143,144. Eğer o, Allah’ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı. | |||||
| 13 | Zümer 56. Ayet (39:56:15) | السَّاخِر۪ينَۙ | الساخرين | ssâḣirîn(e) | alay edenlerden | س خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 55,56. Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, “Allah’ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay hâlime! Gerçekten ben alay edenlerden idim” demesin. | |||||
| 14 | Beled 17. Ayet (90:17:6) | وَتَوَاصَوْا | وتواصوا | ve tevâsav | ve tavsiye edenlerden | و ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581] | |||||
| 15 | Beled 17. Ayet (90:17:8) | وَتَوَاصَوْا | وتواصوا | ve tevâsav | ve tavsiye edenlerden | و ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581] | |||||