| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 35. Ayet (4:35:11) | اَهْلِهَاۚ | اهلها | ehlihâ | kadının ailesi- | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2 | Nisâ 58. Ayet (4:58:8) | اَهْلِهَاۙ | اهلها | ehlihâ | ehline | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 3 | A'raf 100. Ayet (7:100:8) | اَهْلِهَٓا | اهلها | ehlihâ | sahiplerinden | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler. | |||||
| 4 | Yusuf 26. Ayet (12:26:9) | اَهْلِهَاۚ | اهلها | ehlihâ | kadının ailesi- | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf, “O, benden arzusunu elde etmek istedi” dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: “Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yûsuf) yalancılardandır.” | |||||
| 5 | Meryem 16. Ayet (19:16:8) | اَهْلِهَا | اهلها | ehlihâ | ailesinden | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 16,17. (Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an.[340] Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü. | |||||
| 6 | Nûr 27. Ayet (24:27:14) | اَهْلِهَاۜ | اهلها | ehlihâ | (ev) halkı | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor. | |||||
| 7 | Neml 34. Ayet (27:34:10) | اَهْلِهَٓا | اهلها | ehlihâ | halkının | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar.” | |||||
| 8 | Kasas 15. Ayet (28:15:7) | اَهْلِهَا | اهلها | ehlihâ | halkının | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, “Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır” dedi.[413] | |||||