"emliku" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 27 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mâide 17. Ayet (5:17:13) يَمْلِكُ يملك yemliku sahip (ise) م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir”, diyenler kesinlikle kâfir oldular.[146] De ki: “Şâyet Allah, Meryem oğlu Mesih’i, onun anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah’a karşı kim ne yapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah’ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”
2 Mâide 25. Ayet (5:25:5) اَمْلِكُ املك emliku malik değilim م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsa, “Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi.
3 Mâide 76. Ayet (5:76:8) يَمْلِكُ يملك yemliku gücü yetmeyen م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
4 A'raf 188. Ayet (7:188:0) اَمْلِكُ املك emliku ben sahip م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.”
5 Yunus 31. Ayet (10:31:0) يَمْلِكُ يملك yemliku sahip olan م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
6 Yunus 49. Ayet (10:49:0) اَمْلِكُ املك emliku ben dokunduramam م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”[269]
7 Ra'd 16. Ayet (13:16:14) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne gücü olmayan م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir.”
8 Nahl 73. Ayet (16:73:7) يَمْلِكُ يملك yemliku veremeyecek م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.
9 İsrâ 56. Ayet (17:56:8) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne güçleri yetmez م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Onu bırakıp da ilâh diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.”
10 İsrâ 100. Ayet (17:100:4) تَمْلِكُونَ تملكون temlikûne sahip olsaydınız م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.”
11 Meryem 87. Ayet (19:87:2) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne güçleri yetmeyecektir م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Rahmân’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
12 Tâhâ 89. Ayet (20:89:8) يَمْلِكُ يملك yemliku malik م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını görmezler mi?
13 Furkan 3. Ayet (25:3:11) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne güçleri yetmeyen م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) (İnkâr edenler), Allah’ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilâhlar edindiler.
14 Furkan 3. Ayet (25:3:17) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne güçleri yetmeyen م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) (İnkâr edenler), Allah’ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilâhlar edindiler.
15 Neml 23. Ayet (27:23:4) تَمْلِكُهُمْ تملكهم temlikuhum onlara hükümdarlık eden م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm.”
16 Ankebut 17. Ayet (29:17:16) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne güçleri yetmez م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz, Allah’ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah’ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.”
17 Sebe' 22. Ayet (34:22:9) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne bir şeye sahip م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilâh olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.
18 Sebe' 42. Ayet (34:42:3) يَمْلِكُ يملك yemliku gücü yetmez م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.
19 Fâtır 13. Ayet (35:13:26) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne sahip م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.
20 Zümer 43. Ayet (39:43:11) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne onlar malik olmayan م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?”
21 Zuhruf 86. Ayet (43:86:2) يَمْلِكُ يملك yemliku sahip م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.
22 Ahkaf 8. Ayet (46:8:8) تَمْلِكُونَ تملكون temlikûne sizin hiçbir yararınız م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
23 Fetih 11. Ayet (48:11:19) يَمْلِكُ يملك yemliku engel olabilir م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanları sana, “Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah’tan bizim için af dile” diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: “Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O’na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
24 Mümtehine 4. Ayet (60:4:40) اَمْلِكُ املك emliku gücüm yetmez م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538]
25 Cin 21. Ayet (72:21:4) اَمْلِكُ املك emliku sahip değilim م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”
26 Nebe' 37. Ayet (78:37:8) يَمْلِكُونَ يملكون yemlikûne güçleri yetmez م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
27 İnfitâr 19. Ayet (82:19:3) تَمْلِكُ تملك temliku malik olmadığı م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah’ındır.