| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yusuf 15. Ayet (12:15:13) | بِاَمْرِهِمْ | بامرهم | bi-emrihim | onların işlerini | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 2 | Yusuf 21. Ayet (12:21:27) | اَمْرِه۪ | امره | emrihi | işinde | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 3 | Nahl 2. Ayet (16:2:5) | اَمْرِه۪ | امره | emrihi | emri- | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, “Benden başka ilâh yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir. | |||||
| 4 | Kehf 21. Ayet (18:21:29) | اَمْرِهِمْ | امرهم | emrihim | onların işine | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz, (insanları) onların hâlinden haberdar ettik ki, Allah’ın va’dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevî tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), “Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların hâlini daha iyi bilir” dediler. Duruma hâkim olanlar ise, “Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız” dediler. | |||||
| 5 | Enbiyâ 27. Ayet (21:27:5) | بِاَمْرِه۪ | بامره | bi-emrihi | O'nun buyruğunu | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar Allah’tan önce söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler. | |||||
| 6 | Enbiyâ 81. Ayet (21:81:5) | بِاَمْرِه۪ٓ | بامره | bi-emrihi | onun emriyle | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Süleyman’ın hizmetine de güçlü esen rüzgârı verdik. Rüzgâr, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz. | |||||
| 7 | Hacc 65. Ayet (22:65:14) | بِاَمْرِه۪ۜ | بامره | bi-emrihi | emriyle | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 8 | Nûr 63. Ayet (24:63:20) | اَمْرِه۪ٓ | امره | emrihi | onun emrine | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. | |||||
| 9 | Rum 46. Ayet (30:46:12) | بِاَمْرِه۪ | بامره | bi-emrihi | buyruğuyla | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah’ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O’nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar. | |||||
| 10 | Ahzab 36. Ayet (33:36:16) | اَمْرِهِمْۜ | امرهم | emrihim | o işi | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır. | |||||
| 11 | Sâd 36. Ayet (38:36:5) | بِاَمْرِه۪ | بامره | bi-emrihi | onun buyruğuyla | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Rüzgâr, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi. | |||||
| 12 | Mü'min 15. Ayet (40:15:8) | اَمْرِه۪ | امره | emrihi | emrinden olan | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş’ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, irâdesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir. | |||||
| 13 | Câsiye 12. Ayet (45:12:9) | بِاَمْرِه۪ | بامره | bi-emrihi | buyruğuyla | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O’nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir. | |||||
| 14 | Haşr 15. Ayet (59:15:8) | اَمْرِهِمْۚ | امرهم | emrihim | yaptıklarının | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 15 | Teğabun 5. Ayet (64:5:10) | اَمْرِهِمْ | امرهم | emrihim | işlerinin | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Daha önce inkâr edip de inkârlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır. | |||||
| 16 | Talak 4. Ayet (65:4:27) | اَمْرِه۪ | امره | emrihi | işinde | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir. | |||||