| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 148. Ayet (3:148:5) | وَحُسْنَ | وحسن | ve husne | ve en güzelini | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükâfatını verdi. Allah, güzel davrananları sever. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 195. Ayet (3:195:42) | حُسْنُ | حسن | husnu | en güzeli | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rableri, onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.” | |||||
| 3 | A'raf 145. Ayet (7:145:17) | بِاَحْسَنِهَاۜ | باحسنها | bi-ahsenihâ | bunların en güzelini | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: “Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim.” | |||||
| 4 | Tevbe 121. Ayet (9:121:0) | اَحْسَنَ | احسن | ahsene | en güzeliyle | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah’ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükâfatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın. | |||||
| 5 | Yusuf 3. Ayet (12:3:4) | اَحْسَنَ | احسن | ahsene | en güzelini | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin. | |||||
| 6 | Nahl 96. Ayet (16:96:12) | بِاَحْسَنِ | باحسن | bi-ahseni | en güzeliyle | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz. | |||||
| 7 | Nahl 97. Ayet (16:97:15) | بِاَحْسَنِ | باحسن | bi-ahseni | en güzeliyle | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. | |||||
| 8 | Mü'minûn 14. Ayet (23:14:20) | اَحْسَنُ | احسن | ahsenu | en güzeli | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bu az suyu “alaka”[381] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[382] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir! | |||||
| 9 | Ankebut 7. Ayet (29:7:9) | اَحْسَنَ | احسن | ahsene | en güzeliyle | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız. | |||||
| 10 | Sâffât 125. Ayet (37:125:4) | اَحْسَنَ | احسن | ahsene | en güzelini | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 125,126. “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”[459] | |||||
| 11 | Zümer 18. Ayet (39:18:5) | اَحْسَنَهُۜ | احسنه | ahseneh(u) | onun en güzeline | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. | |||||
| 12 | Zümer 23. Ayet (39:23:3) | اَحْسَنَ | احسن | ahsene | en güzelini | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur. | |||||
| 13 | Zümer 35. Ayet (39:35:9) | بِاَحْسَنِ | باحسن | bi-ahseni | en güzeliyle | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükâfatlandırdı). | |||||
| 14 | Zümer 55. Ayet (39:55:2) | اَحْسَنَ | احسن | ahsene | en güzeline | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 55,56. Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, “Allah’ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay hâlime! Gerçekten ben alay edenlerden idim” demesin. | |||||
| 15 | Talak 11. Ayet (65:11:31) | اَحْسَنَ | احسن | ahsena | en güzeli vermiştir | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir. | |||||