| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 153. Ayet (3:153:21) | اَصَابَكُمْۜ | اصابكم | esâbekum | başınıza gelen | ص و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.[101] | |||||
| 2 | Âl-i İmran 166. Ayet (3:166:2) | اَصَابَكُمْ | اصابكم | esâbekum | sizin başınıza gelen | ص و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 166,167. İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah’ın izniyledir. Bu da mü’minleri ortaya çıkarması ve münafıklık yapanları belli etmesi içindi. Onlara (münafıklara), “Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunmaya geçin” denildi de onlar, “Eğer savaşmayı bilseydik, arkanızdan gelirdik” dediler. Onlar o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Oysa Allah, içlerinde gizledikleri şeyi çok iyi bilmektedir. | |||||
| 3 | Nisâ 73. Ayet (4:73:2) | اَصَابَكُمْ | اصابكم | esâbekum | size erişirse | ص و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah’tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım.” | |||||
| 4 | Şûrâ 30. Ayet (42:30:2) | اَصَابَكُمْ | اصابكم | esâbekum | başınıza gelen | ص و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder. | |||||