| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2200 | Zilzâl 5. Ayet (99:5:3) | اَوْحٰى | اوحى | evhâ | vahyetmiştir | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir. | |||||
| 2201 | Zilzâl 6. Ayet (99:6:1) | يَوْمَئِذٍ | يومئذ | yevmeiżin | o gün | يَوْمَئِذٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. | |||||
| 2202 | Âdiyât 11. Ayet (100:11:4) | يَوْمَئِذٍ | يومئذ | yevmeiżin | o gün | يَوْمَئِذٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır. | |||||
| 2203 | Kâri'a 4. Ayet (101:4:1) | يَوْمَ | يوم | yevme | o gün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır. | |||||
| 2204 | Kâri'a 6. Ayet (101:6:4) | مَوَاز۪ينُهُۙ | موازينه | mevâzînuh(u) | tartıları | و ز ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse, | |||||
| 2205 | Kâri'a 8. Ayet (101:8:4) | مَوَاز۪ينُهُۙ | موازينه | mevâzînuh(u) | tartıları | و ز ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama kimin de tartıları hafif gelirse, | |||||
| 2206 | Tekâsür 3. Ayet (102:3:2) | سَوْفَ | سوف | sevfe | yakında | سَوْفَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır; ileride bileceksiniz! | |||||
| 2207 | Tekâsür 4. Ayet (102:4:3) | سَوْفَ | سوف | sevfe | yakında | سَوْفَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, Hayır! İleride bileceksiniz! | |||||
| 2208 | Tekâsür 5. Ayet (102:5:2) | لَوْ | لو | lev | keşke | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, kesin olarak bir bilseniz.. | |||||
| 2209 | Tekâsür 8. Ayet (102:8:3) | يَوْمَئِذٍ | يومئذ | yevmeiżin | o gün | يَوْمَئِذٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz? | |||||
| 2210 | Asr 3. Ayet (103:3:6) | وَتَوَاصَوْا | وتواصوا | ve tevâsav | tavsiye edenler | و ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 2211 | Asr 3. Ayet (103:3:8) | وَتَوَاصَوْا | وتواصوا | ve tevâsav | ve tavsiye edenler | و ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 2212 | Kevser 1. Ayet (108:1:3) | الْكَوْثَرَۜ | الكوثر | l-kevśer(a) | Kevser'i | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. | |||||
| 2213 | Nasr 3. Ayet (110:3:7) | تَوَّابًا | توابا | tevvâbâ(n) | tevbeyi kabul edendir | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. | |||||