| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 170. Ayet (2:170:15) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | -da mı? | لَوْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?[45] | |||||
| 2 | Mâide 104. Ayet (5:104:17) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | olsa da mı? | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin” denildiğinde onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı? | |||||
| 3 | A'raf 88. Ayet (7:88:20) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | bile mi? | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şu’ayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: “Ey Şu’ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız.” Şu’ayb, “İstemesek de mi?” dedi. | |||||
| 4 | Şu'arâ 30. Ayet (26:30:2) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | لَو | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi. | |||||
| 5 | Lokman 21. Ayet (31:21:15) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | şayet | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı? | |||||
| 6 | Zümer 43. Ayet (39:43:8) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | bile mi? | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?” | |||||
| 7 | Zuhruf 24. Ayet (43:24:2) | اَوَلَوْ | اولو | evelev | şayet | لَو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler. | |||||